2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
682
Okunma

AYRILIĞIN KOKUSU
Özlemek mi?
O da ne, yabancı.
Ne zaman özlesem kapatıyorum gözlerimi.
Bir anda gelip geçiyor film şeridi gibi.
Merdin sevgisizliğindense namerdin sevgisi diyor.
Sığınıyorum gecenin en kuytu karanlığına.
Onca imtihan,
onca sorgulama,
ağır geldi galiba.
Tereddüt etmeden yalnızlığı iade ederek SS’lere,
dönüyorum toz pembe düşlere.
Bilirsin,
sevişirken sıcakları sevmem.
Bu yüzden dualar ediyorum:
“Tanrım,
sevişirken ılıman bir iklimin koynunda,
yıldızlar dökülsün birer birer gökyüzünden.”
Ben uykularımı ipotek ederim kirpiklerime,
ayın sancılı ışığını yüklerim omuzlarıma.
Ölüme düştüyse düşlerim,
seni sevdim seveli doğmuştu ölüm ellerime.
Sen farkında değilsin,
yokluğunun bendeki hikâyesi cesedi çürümüş bir aşk gibidir.
Bu yüzden ellerimle eştim aşkın mezarını.
Ne ay,
ne de yıldızlar şahit olmak istemedi bu cinayete.
Ve derken,
kuşluk vakti geceyi arkasına alarak uzaklaştı.
Gün doğarken ihtişamıyla,
sen ayrılığın karanlığını,
ben kavuşmanın aydınlığını seçtim.
Bu yüzdendir,
anı biriktirdiğin her mekân,
her set,
her sokak,
aşkın kokusu değil,
naftalin kokuyor.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.