4
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1245
Okunma

AYRILIK
Saçma sapan imla hatalı söylemleri kaale almazdım,
ama sen söylediysen mutlak bir sebebi var derim.
Lakin hiçbir şehrin umrunda olmaz ayrılıklar;
üzülmez,
incinmez,
hatta seni özlemez bile.
Sen ayrıldın ve çekip gittin diye ne şehirler çöker,
ne de depremler olur.
Sanma,
her şehrin bir sahili ya da
elele tutuşarak gezeceğin parkuru vardır.
Şehirler duygu taşımaz,
ancak içinde duygulu insanları var;
karanlık ve kuytu sokakları da,
sen gibi duygusuzları da var.
Çekip gittiğinde,
ardına bakmadan giden,
önemsemeyen,
yok sayan,
yüreğinde barındırmayan
ve ayrılık diye bir şey var elbet;
ayrıldığı anda umursamayan,
iyileşen ve unutan.
Sen istersen debisi yüksek nehirler gibi gözyaşı dök,
yırtın, yırtınabildiğin kadar.
Şehirler gideni uğurlar,
geleni ağırlar;
sen terk ettin diye şehir asla üzülmez,
asla özlemez seni sokaklar.
Ayrılığı bilmek istersen,
hele ter ket bu şehri,
gözden uzak,
gönülden ırak bir yere git;
gör, nasılmış ayrılığın sancısı.
Nasılsa sen alışıksın,
her seferinde bir imparatorluk yıkıp
kendine başka bir aşk hanedanlığı kurmaya.
Unutma:
Şehirlerin dili olsaydı sana ayrılığı anlatırdı;
lakin anlatanın neyi nasıl anlattığının hükmü de yoktur.
Mesele aşka dair anlatılandan,
senin ne anladığındır ki;
aşkı anlamayana ayrılığı nasıl anlatayım ben?
Umudumu yitirdim artık;
iki kere iki üç etmeyeceği gibi,
sen ve ben biz etmedi.
Biz söyleminin olmadığı her şehirde ayrılık var;
sadece sen yoksun.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (3)