16
Yorum
52
Beğeni
0,0
Puan
854
Okunma

Dünya dallarını arayan ağaç gibi,
yaprak yaprak dökülürken toprağın bağrına
altı bin altı yüz kere fısıldadı kulağına,
oysa insan...
köklerini unutmuş zihniyle savaşta,
belki bir ehil olsa yol gösterecek karanlıkta,
bulacak kalbine işlenen kırgınlıklarının ruhuna sirayet ettiğini,
ve birazdan...
kalbin çığlıkları asacak kendini saç tellerinden,
hapsedilmiş yaşların isyanı ok gibi saplanırken zamana,
yapışacak yaşam karanlık bir uçurumun ağızına,
an kadar gerçek bir acıyla düşük sancısı elleri dudaklarını mühürleyecek
ve gecenin koynunda boğacak hüznün hıçkırıklarını
bir ses...
bu bir yalan diyecek kamburundaki hikayeye,
kahramanı olmayan her satır sahipsiz
ve tüm duygular hisler aynasında maskesizdir,
kendin olmadığın sürece savaşmak yersiz,
bilmelisin ki şeffaflıktan geçmeyen yollar karanlıktır ,
bir el...
yıkılmış bir kentin çıplak kalmış yüreğine solmuş tebessümler ekip
geçti diyecek geçti...