0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
420
Okunma
Masalın içi yalan,
dışıysa kalbur-saman;
Develerin tellak olduğu bir ormanda()
kıral olan bir arslan varmış,
pirelerin berberlik yaptığı zamanda
oda yalancılık yaparmış.
Can sıkıntısından bu aslan;
„Avcı geliyor ormana, düzenimizi bozmaya!“
Diye bağırırmış yalandan.
Yada;
„Ben gidersem terör gelir!“ Dermiş,
orman halkını huzursuz edermiş.
Neyse lafı uzatmayalım;
Orman halkı ne yapsın?
Kıral bu daima uyulacak,
kaçarlarmış köşe-bucak!
Aslan ise gülermiş;
„Korkunun ecele faydası çok!“ dermiş.
İtibardan tasarrufsuz olan,
bu yalan hastası aslan,
bakmış;
„İtibar“ dediği
ve onunla hükmettiği,
şey azaldıkça-azalmış,
geriye ona
yalnızca
„yalan söyleme“ kalmış.
„Avcı geliyor ormana, hepinizi vurmaya
etinizi yiyecek,
sonunuz kötü bitecek!“
diye başlamış yine halkı korkutmaya;
„Et mi kaldı gövdemizde?
Deri, kemik her yanımız,
bir çıkmadık var canımız!
Korkup-kaçacak olan,
Sen yalancı semiz aslan!”
Diye orman halkı karşı koymuşlar
ve aslanı ormandan kovmuşlar.
Onlar ermiş muradına,
ulaşarak güzel günlere,
biz çıkalım kerevetine.
Özgür ve sağlıklı bu ormanda;
Kıralsız, avsız, avcısız ve yalansız
herkes mutlu kalmış.
() Tüm İSTANBUL PEMBE şiirleri hayvanlar için yazılmıştır. İnsanların alınmaya asla ve asla hakları yoktur.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.