11
Yorum
46
Beğeni
0,0
Puan
1390
Okunma
Bir türkünün kalbinden şehrime düşen hüzün
’Gönül yarası’ na eş sızılarla dillenir
Son şubat yangınıyla dağları sarsan közün
Ne kahrı unutulur ne ateşi küllenir
Geçmişin gölgesinde hayal edip âtiyi
Umuda yenik düşse dimağımız bir anlık
Yaşanıldı sanılan yıllar olmuşken zâyi
Mumla aydınlanır mı bu devasa karanlık
Elimize uzanan elleri tutmak için
Attığımız adımlar çekildikçe girdaba
Sorular muallakta ne neden nasıl niçin
Hırsın galebesinde hebâ olur her çaba
Tırmansak bulutlara mavinin özlemiyle
Şimdi gök daha kızıl daha aç cana toprak
Beyaz griye çalmış bütün renklerde hile
İtidal yok zeminde ya çamur veya kurak
Bir şiir ölçeğinde darmadağın duygular
Söylenmeyen sözlerin üstüne olur perde
Zaman akim bir ömrün enkazını sorgular
Nevbahar iklimlerin sona erdiği yerde
....