2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
295
Okunma

JAKUZİ
Ne benim başını okşayacak bir sevdiğim,
ne de senin başını yaslayacak bir omuzun vardı.
Acılarla geçen bir ömürde,
adına kader dediğimiz onursuz,
alarak eline kalemi,
yarım asır öncesinde yazmıştı kaderimizi.
Ben başkasının koynundan kaçarken,
sen şehvani duyguların mağrur mağduru;
teslim etmiştik bedenlerimizi.
Düştüğümüz duruma acıyan şarap,
buruşturarak suratını,
abdest almaya başlamıştı anason kokulu rakıyla.
Oruçlu votka şehadetinde vaftiz etmiştik viskiyi.
İçimize sindirerek her şeyi,
mezesi olmuş ve
kabullenmiştik bağnaz bir kültürde,
adımıza yazılan rolleri.
Canımıza tak dediği bir gündü ki
yalvaçların düzenlediği dinleti,
adına tesadüf diyerek birleştirdi bizi.
Aradan aylar geçti;
nihayet tanıştırdı jakuzi uyuz tenlerimizi.
Ve sonrası…
Her vesile,
her fırsatta,
her ortamda,
çılgınca sevişmelerimiz bütünledi bedenlerimizi.
Kurban ederek sosyokültürel değerlere her şeyi,
sen adına arkadaşlık dedin,
ben ise aşk.
Nihayet,
ne senin arzuların gerçekleşti ne de benimki.
Sonuç:
İkimiz de mutsuzluğa sarılıp adına kader dedik.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (5)