1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
911
Okunma
ellerin taşlardan ağır
anne sana demiyorum
dudaklar ve nefeslerin barışı
tütün yasağının kalktığı dönem
türkandan sayılıyordu
düşü şişelenen tüm kadınların adı
dağ dediğim çakıl taşı
bakmadan hangi kolun omzundan çıktığına
sektirerek koşan suyun derinine
tutku sevdanın haşarı çocukluğu
demiştik ama beyaza bulut olanı biz
esmer duşakabinlere ırmak olana
soyunmadan bedenlerimizden dokunmadansız sevabı
bazı eslerin boyu çığlığından uzun
katları çoğaltsalar da geçim zor
asgari sevmekler zamanı kabı sarhoşsuz
renkler aleminde gülün bile sarısına alışıyor insan
gülümsüyor fark bişeye , bireye
zor geliyor ama benzetileri ehlileştirmek
damladan sayıp okuyan ellerini
o sırt çizginin temasından buharlaşıp gitmek
toprağından çatıya doğrulan bir uzağın cesareti
günün güneşine göğüs vermek
soğuktur şimdi söyleneceklerin rafadanlığı
gören yutakların anlamazlığı
sağlamlığı düğümündendir harflerin
eli açık olur zaten anaçlığı ezelden olanın
dün olsa yardıma çağırırdık
yetiş -yeniliyor boşluğa cümlelerin krallığı
yabanıllığı yanyana desenler kalabalığı
duvarların sesini duyuyorsun aşama sonra
titreşimli zeminin açılan ağzını
boyunlarda pahası azman takı
önem olan kediler ve kaplanların barışı
5.0
100% (5)