Hatalarımı düzelten kimse uşağım bile olsa efendim olur. -- goethe
redfer
redfer
@redfer

bir merhamet fısıltısı

30 Aralık 2022 Cuma
Yorum
Şiirgram

bir merhamet fısıltısı

9

Yorum

27

Beğeni

0,0

Puan

891

Okunma

bir merhamet fısıltısı

bir merhamet fısıltısı



dua en büyük hasattır
eşsiz güzellikte bir farkındalıktır
yağmura ihtiyacımızı en çok fark ettiğimiz anda
yağmuru yağdırana ihtiyacımızı
içtenlikle itiraftır

dua,
bir şeyin aracı değil
her şey duanın aracıdır
dua ile insan
Yaratıcısına yönelir
sahibine seslenir

dua incitmesiz bir lütuf
şiirsel bir eğiliş
sessiz ve manalı
bir merhamet fısıltısıdır

dua, istemektir
elde etmek istediğimiz bir sonucu
Yaratıcı’nın belirlediği sonuca iliklemektir
rızaya riayet ederek isteriz
mesela meyveyi ağaç dikerek isteriz

yağmursuzluktan canı yanmış herkesin
sesi duaya yatkındır
yağmura ihtiyacını olan her garibin
sözü Rabbine yakındır

insanın saflığına
yağmurun berraklığına
duanın duruluğuna
yakarışın çocuksuluğuna sığınıp
yerden göğe yağan
biricik yağmura ihtiyacımız var

*
peygamberimiz (a.s.m.) dini ve daveti umumidir
hitabı, bütün insanlığadır
diğer peygamberler gibi bir kavme
bir kabileye, bir millete veya bir bölgeye münhasır değildir

Cenab-ı Hak, bir çok ayet-i kerimede
bu hususu beyan buyurmuştur
‘de ki: ey insanlar ben sizin hepinize
göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın
gönderdiği peygamberim...’

hudeybiye sulhü sonrası en müsait bir zaman
anlaşma gereğince on yıl harp yapılmayacaktı
hicretin 7. senesi, muharrem ayı idi
peygamber efendimiz,
bir gün ashab-ı kiramı toplayarak şöyle buyurdu

Allah, beni bütün insanlara rahmet olarak gönderdi
islamı yayma hususunda bana yardımcı olun
havarilerin meryem oğlu isa’ya muhalefetleri gibi
siz de bana karşı muhalefette bulunmayın

sahabiler
ya resulallah, biz sana bu hususta yardımcı olacağız
bizi arzu ettiğin yere gönder dediler
resul-i kibriya efendimiz
islama davet maksadıyla ashabından

rum kayseri heraklius’a
habeş necaşisi ashame’ye
iran kisrası hüsrev perviz’e
mısır firavunu mukavkıs’a,
yemame valisi havza bin ali’ye
gassan meliki haris bin ebi şemir’e
elçiler bir gönderdi

gönderilen elçinin hepsi de
gönderildikleri memleketlerin dillerini biliyorlardı
mektupları yazdığı sırada, sahabiler
hükümdarların mühürsüz mektup okumadıklarını bildirince
resul-i ekrem efendimiz
gümüşten bir mühür üzerine
alt alta gelmek suretiyle
şu şekilde imzasını da yazdırdı

Allah
resul
muhammed

kainatın efendisi bu yüzüğünü vefatına kadar takmıştır
vefatından sonra sırasıyla
islamın halifeleri takmışlardır
hz. osman’ın elinden eris kuyusuna düşerek kaybolmuştur
kuyunun bütün suyu çektirildiği halde
bir türlü bulunamamıştır

hicretin 7. senesi, muharrem ayı
resul-i kibriya efendimiz
ashabdan dihye bin halife el-kelbi’ye de
bir mektup vererek ona da rum kayseri heraklius’u
islama davet etmek üzere, göndermişti

mektup şu mealdeydi
bismillahirrahmanirrahim
resulullah muhammed’den
rum’un büyüğü hirakl’e

hidayet yoluna tabi olanlara selam olsun
bundan sonra, ey rum milletinin büyüğü
seni islama davet ediyorum
müslüman ol ki, selamette bulunasın
müslüman ol ki, Allah senin ecrini iki kat versin
eğer bu davetimi kabul etmezsen
yoksul çiftçilerin, bütün tebaanın günahı
senin boynunadır

‘de ki, ey kitap ehli olan hıristiyanlar ve yahudiler
sizinle bizim aramızda müşterek bir söze gelin
Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim
O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım
Allah’ı bırakıp da birbirimizi rab edinmeyelim
eğer onlar yüz çevirirlerse, siz deyin ki,
şahid olun, biz müslümanlarız…’

dihye (r.a.), rum hükümdarı heraklius’a
resulullahın mübarek mektubunu ulaştırdı
mektup okunurken,
hükümdarın alnında ter damlaları boncuk boncuktu

süleyman eygamberden sonra, ben böyle
bismillahirrahmanirrahim diye
başlayan bir mektup görmedim.
dedikten sonra
mektubu öpüp başına koydu

heraklius, etrafına
peygamber olduğunu söyleyen şu kişinin
kavminden buralarda kimse yok mudur diye sordu
o sırada ticâret münasebetleriyle ebu süfyan
kureyş’ten bazı adamlarla şam’da bulunuyordu
onu arkadaşlarıyla alıp
şam’da bulunan kayserin huzuruna getirdiler

ebu süfyan şöyle anlatır
hirakl’in huzuruna girdik
bizleri önüne oturttu ve tercüman vasıtasıyla
peygamber olduğunu söyleyen bu zata
neseben en yakın hanginizdir diye sordu
neseben en yakınları benim dedim.
beni önüne oturttular
arkadaşlarımı da arkama

hükümdarla, ebu süfyan arasında
sorulu cevaplı şu konuşma geçti
sizin içinizde, onun nesebi nasıldır
içimizde onun nesebi pek büyüktür
ecdadı içinde bir melik var mıdır
hayır…

peygamberlikten evvel,
onu hiçbir yalan ile ittiham ettiniz mi
hayır…
ona kimler tabi oluyor
halkın ileri gelenleri mi, yoksa fakir kimseler mi
daha çok halkın zayıf ve fakirleri tabi oluyor

ona uyanlar artıyor mu, yoksa eksiliyor mu
eksilmiyor, bilakis artıyorlar
onlardan, onun dinine girdikten sonra
beğenmeyip dininden dönen var mı
hayır, yoktur.

kendisinin hiç sözünde durmadığı
ahdini bozduğu vaki midir
hayır…
biz şimdi onunla bir müddet için
çarpışmayı bırakarak muahede yapmış bulunuyoruz
bu müddet içinde ne yapacağını bilmiyoruz
bu yoldaki ahdini bozmasından korkuyoruz

onunla hiç harp ettiniz mi
evet…
yaptığınız savaşlar nasıl neticelendi
harp hali aramızda nöbet nöbet olur
bazen o bize zarar verir, bazen biz ona

sizden, ondan önce peygamberlik iddiasında bulunmuş
bir kimse var mıdır
hayır, yoktur…

o, size neler emrediyor
yalnız bir Allah’a ibadet etmeyi
ona hiçbir şeyi ortak koşmamayı emrediyor
atalarımızın tapmış bulundukları şeylerden de
bizi nehyediyor

namaz kılmayı, doğru olmayı
kimsesiz ve fakirlere sadaka vermeyi
haram olan şeylerden sakınmayı
ahdinde durmayı
emaneti sahibine vermeyi
akrabalarla ilgilenmeyi
onları görüp gözetmeyi emrediyor

heraklius sonra
ebu süfyan’a şöyle dedi
nesebini sordum
içinizde yüksek nesep sahibi olduğunu beyan ettin
peygamberler de zaten böyle kavimlerinin
en soyluları içinden seçilip gönderilirler

ben babaları ve dedeleri içinde
bir melik gelip gelmediğini sordum
sen hayır yok dedin
eğer babalarından, dedelerinden bir melik olsaydı
babalarının mülkünü geri isteyen bir kimsedir
diye hükmederdim

ben peygamberlik iddiasında
ondan önce içinizde bulunanın olup olmadığını sordum
hayır, yoktur diye cevap verdin
eğer, ondan önce bu sözü söyleyen biri olsaydı
bu da belki kendisinden önce
söylenmiş bulunan bir söze
ittiba etmek istemiş bir kimsedir diye düşünürdüm

ben, ona kimlerin tabi olduklarını sordum
sen, ona tabi olanlar halkın zayıflarıdır dedin
peygamberlere tabi olanlar da
hep zaten öyle olurlar

ben peygamberlik davasında bulunmadan evvel
onun bir yalan söylemiş olup olmadığını sordum
sen, hayır dedin
ben ise, kati olarak bilmekteyim ki
insanlara karşı yalan söylemeyi
irtikap etmemiş bir kimse
Allah’a karşı da yalan söylemez

ben, onun dinine girdikten sonra
beğenmeyip dininden geri dönenler var mıdır
diye sordum
buna da hayır cevabını verdin
iman da böyledir
imanın icabı olan iç ferahlık ve neşe
kalbe karışıp kökleşince böyle olur

onlar artıyor mu, yoksa eksiliyor mu
soruma sen artıyorlar dedin
iman keyfiyeti tamamlanıncaya kadar
hep bu minval üzere gider

ben, onunla hiç savaştınız mı diye sordum
sen, savaştığınızı, savaş neticesinin
nöbet nöbet değiştiğini
bazen onun size,
bazen sizin ona zarar verdiğinizi söyledin
zaten diğer peygamberler de hep böyledir
onlar belalara uğratılırlar
sonra da güzel ve makbul akıbet onların olur

ben, o zat ahdini bozar mı diye sordum
sen, sözünü tutar dedin
peygamberlerin hali budur
hiç bir zaman verdikleri sözde durmamazlık etmezler

ben, o size neler emrediyor diye sordum
sen, onun Allahü tealaya ibadet etmeyi
O’na hiçbir şeyi
eş ve ortak koşmamayı size emrettiğini söyledin
bütün bu anlattıkların peygamberlerin vasıflarıdır

eğer o zat hakkında
bu söylediklerinin hepsi doğru ise
şüphesiz o bir peygamberdir
bende, bir peygamberin çıkacağını biliyordum
sizden çıkacağını tahmin etmezdim

bu konuşmadan sonra
heraklius açıkça şöyle dedi
eğer, onun yanına gidebileceğim mümkün olsaydı
kendisiyle buluşmak üzere her türlü zahmete katlanırdım
yanında olsaydım, hizmet ederek, ayaklarını yıkardım
yemin ederek söylüyorum ki
onun mülkü, iktidarı
şu ayaklarımın altında bulunan yerlere
muhakkak gelip ulaşacaktır

bu sözlere muhatap olan ebu süfyan’ı
bir korku ve telaş sardı
dışarı çıkıp arkadaşlarına
ibni ebi kebşe’nin işi
gerçekten gittikçe büyüyo.
şu muhakkak ki,
benu asfar hükümdarı bile
ondan korkmaktadır

rum hükümdarı heraklius
artık beklenen peygamberin
efendimiz hz. muhammed (a.s.m.) olduğu
kesin kanatına varmıştı
iman ettiği halde dünya saltanatı için
imanını gizli tutma yolunu tercih ettiği söylenir

heraklius,
hz. resulullahın elçisi dihye’ye (r.a.)
hıristiyan alimlerinin biri uskuf aağatır’a
gitmesini tavsiye etti
ayrıca ona vermek üzere bir de mektup yazdı
dihye (r.a.), mektubu alıp
heraklius’un yanından ayrıldı

hz. dıhye,
heraklius’un efendimize (asm) yazdığı mektup
birçok hediyelerle medine’ye doğru hareket etti
medine’ye varan hz. dıhye
resul-i ekrem (asm) huzuruna çıktı
olup bitenleri ,
başından geçenleri anlattıktan sonra
heraklius’un mektubunu verdi

mektupta şunlar yazılı idi
isa’nın müjdelemiş olduğu Allah’ın
resulü muhammed’e,
rum hükümdarı kayser tarafındandır

elçin mektubunla bana geldi
şehadet ederim ki, sen Allah’ın resulüsün
biz, seni zaten yanımızdaki incil’de yazılı bulmuştuk
isa bin meryem, seni müjdelemişti
rumları, sana imana davet ettimse de
yanaşmadılar, kaçındılar

onlar, beni dinleselerdi
kendileri için şüphesiz hayırlı olurdu
ben, senin yanında bulunup,
sana hizmet etmeyi, senin ayaklarını yıkamayı
ne kadar arzu ederdim

mektup okunup bitince
resul-i kibriya efendimiz (asm) şöyle buyurdu
mektubum yanlarında bulundukça
onların saltanatı devam edecektir

resul-i ekremin elçisi ve davetini
son derece güzel karşılayan heraklius
kendisine gelen İslâma dâvet mektubunu da
atlas bir ipeğe sararak,
derin saygısının bir tezahürü olarak,
altın bir borunun içine koyup sakladı.

rum hükümdarları katında nesilden nesile
intikal edegelen bu mübarek mektubu
alfons bin ferdinand’ın tuleytula üzerine yürüyüp
endülüs beldelerinden
birçok yerleri eline geçirdiği
H. 464 tarihe kadar
onun yanında bulundu
ondan da torunlarına intikal etti

redfer

Paylaş
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bir merhamet fısıltısı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Bir merhamet fısıltısı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
bir merhamet fısıltısı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
TUĞAL  KÖSEMEN
TUĞAL KÖSEMEN, @tugalkosemen
2.1.2023 19:43:51
Çok güzel...
Her anlatı,birbirinden kıymetli.
Okurken bir sonrakinin heyecanı düşüyor yüreğime.Yüreğinize,emeğinize,azminize güç versin Yüce Yaradan.Muhteşemsiniz...
Her dem selam ve saygımla,esenlik diliyorum.
Yeni yıl,bütün güzellikleri ile gelsin kıymetli hanenize. Sağlıklı,mutlu ve huzur dolu günler temenni ediyorum.
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
31.12.2022 00:15:41
Allah razı olsun Üstadım.
Allah İslam'dan nasibimize ulaştırsın.
Bizi mahrum etmesin .
Allah Rasulüne salât ve selâm olsun.
Ashabına selâm olsun.

Çok saygımla Üstadım.
Işık  Mehmetali
Işık Mehmetali, @isikmehmetali
30.12.2022 20:33:53
Bu güzel bilgiler için teşekkür ederim usta mutlu yıllar
Emeğine yüreğine sağlık
_______________________________Selamlar
Sürgünadam
Sürgünadam, @surgunadam
30.12.2022 16:06:01
Tasavvuf tadında muhteşem bir şiir süzülmüş gönül pınarınızdan.
Tebrikler üstadım.
Selâm ve saygılarımla...
Osman NALBANT
Osman NALBANT, @osmannalbant
30.12.2022 15:32:45

**** BİR MERHAMET FISILTISI **** Şiirini, beğeniyle okudum. Nice güzel şiirlere diyor, Şair Arkadaşımı içtenlikle KUTLUYORUM...
Musa Aslansofuoğlu
Musa Aslansofuoğlu , @musaaslansofuoglu
30.12.2022 15:08:53
Yüreğin var olsun üstad
Musa Aslansofuoğlu
Musa Aslansofuoğlu , @musaaslansofuoglu
30.12.2022 15:08:22
Yüreğin var olsun üstad
halilşakir
halilşakir, @halilsakir
30.12.2022 13:46:45
"dua en büyük hasattır
eşsiz güzellikte bir farkındalıktır
yağmura ihtiyacımızı en çok fark ettiğimiz anda
yağmuru yağdırana ihtiyacımızı
içtenlikle itiraftır"

muhteşem bir anlatımla kitabın sonuna doğru
yaklaşıyoruz...Rabbim gücünüzü ve de
feyzinizi arttırsın inşallah...
Rahmetli anacağızım, "oğlum yer, gök dua ile
ayakta duruyor, Allah'tan umudunu da
duanı da sakın eksiltme derdi...
çok değerli dostum ve rahmetli babası
şehrim olan Ereğli'de baytar olduğu yıllarda
ağabeyimin okul arkadaşı olduğu için iyi tanıdığım Dr. Agah Oktay Güner
değerli, bilgili ve çok mazbut bir insandı...gerek partimin
gen. Bşk. yardımcılığı ve benim ilçe başkanı oluşum
ve gerekse Ereğli'ye gelişinde evimde misafir oluşu sırasında;
güzel kardeşim Halil bey, bu vatan, evvel Allah, sonra
Mevlana veli, Hacıbektaş'ı veli, hacı Bayramı veli ve
hacı şabanı velilerin yüzü suyu hürmetine ayakta duruyor derdi...
öyle ya da böyle biz yaratanın yarattığı insanı çok
sevdiğini biliyor ve inanıyoruz...ondan gelen ne olsa
başımızın üstündedir...
ez cümle, yeni yılınızın mübarek olması, milletimize ve memleketimize
ve de güzel ailenize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan
niyaz ediyor, saygılar sunuyorum...


halilşakir tarafından 12/30/2022 1:59:27 PM zamanında düzenlenmiştir.

halilşakir tarafından 12/30/2022 2:01:07 PM zamanında düzenlenmiştir.
MÜSLÜM BAYRAM
MÜSLÜM BAYRAM, @m-sl-mcbayram
30.12.2022 12:49:32
peygamberimiz mezarından doğrulsa okusa

bu satırları, kendisi dahi şaşırırdı bu kadar sevgi dolu övgüye

diye düşünmeden edemedim;)

tebrikler
şimdiden hayırlısı olsun kitap
bol okuru olsun dileğim değerli şair

saygılarımla
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.