3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
459
Okunma
o gitti biliyor musun
oğul da gitti onunla birlikte
yalnız kaldım yani
gün bugün
tek başımayken gün aydınlığında
bana ne ışıktan
bana ne göğün maviliğinden
bana ne güzlemenin yeşilliğinden
sebzeden meyveden
bana ne
başım duman dumanken bana sen lazımsın
gel otur yanıbaşıma
dizin dizime
tenin tenime
elin elime
nefesin değsin nefesime
öyleyken günbatımını seyreyleyelim birlikte
çay demleyip içelim
çekirdek çitletelim
konuşup sohbet edelim
sonra gün gidince gecesine
karanlık hafiften çöktüğünde
ve yel usul usul esince
yıldızları seyredelim
sonra öpüşelim iki liseli gibi
doya doya ve bal gibi
başımız dönünce biz
yere düşelim iki sarhoş gibi
sonra sarmaş dolaş
yuvarlanıp gidelim samanlar içinde
taş duvar dur dediğinde bize
durup iç içe geçelim
ne dersin menekşe?
Onlar da gidecek biliyor musun, geldikleri gibi. Ama bana ne! Sana da ne! Gün kavuşup gittiğinde, karanlık usul usul geldiğinde sen tin tin çıkıp geleceksin. O güzel gülümseyişinle. Bunu biliyorum. Ve ben, ağarmış saçım sakalımla, uzayıp gitmiş yaşım başımla ama dimdik ayakta, özlemle seni bekliyorum...
6/eylül /2022 Koruköy
5.0
100% (2)