1
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
730
Okunma

"Yazgım sen olmuşken
Bul bizi ",,,
Răhmetli babamın Ramazan ayında tanıştırdığı
İstanbul kadar seviyorum seni
Sultan Ahmet’in bahçesine kurduğumuz iftar sofrası bereketinde olan sevdamız
Terâvih namazından sonra cami avlusuna konan
O iki leylek kadar sadıkken
Sahura hep birlikte uyansın istiyorum gözbebeklerimiz
Dalgaların arasından zıplayan yunuslar gibi dans ederken yüreklerimiz
Sana delice koşmak istiyorum grevsiz bir tren istasyonundan
Sen beni anınca hıçkırıklara boğulsun boğazın suları
Aşkımızın nutuklarıyla yanıp sönsün Kız kulesinin ışıkları
Bir simit ,iki çay
Elele doyurduğumuz öksüz ve yetim martılar
Güneşin ağzı kulaklarında sevinci
Ve tatlı tatlı esen meltem
Vapur sirenleri yırtarken şiiirimin dilsiz susunu
Avuçiçi çizgilerimizde yazan Allah"ın doksandokuz ismi
Sabırla çektiğimiz "Lâ havle velă kuvvete illá billâhil aliyyil azim"’ler
Mısır çarşısına uzanıyor adımlarımız
Mis gibi binbir çesit baharat kokusu
Birbirinden güzel hediyelik eşyalar
Birdenbire İstanbul’u bir güne sığdirmaya çalıştığımız răhmetli annem geliyor aklıma
Ve duvarda asılı Yasin-i Şeriften ayetlerle işlenmiş ondan yadigâr çerçevem
Âhhh annem
Balık-ekmek
Süleymaniye’nin yokuşu
Boğaz turu
Ayasofya müzesi
Yerebatan sarayı
Dolmabahçe sarayı
Topkapı müzesi
Kağıt helva
Dondurma
Ayaklarının dermanı kesilince camilerde soluklanıp
Namazını edă eden canım annem
Âhhhh işte yar
İçime kaçan İstanbul çığlığı kadar seviyorum seni
Şimdi anlıyorsun değil mi beni
Annemsiz ve babamsız delice ağlarken benliğim
Çamlıca tepesinden avaz avaz haykırıyorum
Yedi gün
Yirmidört saat
Elini koy kalbine
Duy bizi....
Nagiş
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.