2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
471
Okunma

GÜNÜ DÜŞLEYEREK KAVRIYORUM
Havalar gayet güzel,
soğuk da değil.
Ne zaman uzaklaşsam senden,
çok üşüyorum sevgili.
Zangır zangır titreme sonrası,
üşümüş olsa da tenim,
düşleyerek kavrıyorum ellerini.
O an,
inanılmaz bir duygu:
sevgin,
anlayışın,
hoşgörün,
sararak bedenimi ısıtıyor yüreğimi.
Haddizatında,
bir uçurumdan aşağı düşmüş iki can;
sen ve ben.
Çıkmaya çalışırken,
inançla,
çatlak bir testiyle su taşıyor gibiyiz.
“Mutluluk neyimize?” demeden,
mutsuz bir coğrafyada aşka,
Sevgiye giydirilmemiş don biçiyoruz.
Öyle ya,
umursamadan mutsuzluğu şiar edinmiş yadları,
hırsız albatroslar gibi,
mutluluktan payımıza düşeni alıyor.
Aşka tutsak kumrular gibi,
kahkahalarla,
çocuksu duygularla yaşıyoruz.
Ve derken,
ayrılık vakti…
Yine boynu bükük,
akşamın koynuna girerken,
Allah’a emanet ederek seni,
elimde ellerin olmadan,
yalnızlığıma dönüyor
ve sensizliği baldıran gibi soluyorum.
On dokuz saatte bir günü ancak toparlıyorum.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (5)