1
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
358
Okunma

KAVRA ELİMİ
Bir aşk ki sığdırılmışsa iki vakit arasına;
ister sabah namazı,
ister yatsı arası.
Ölümü özlem mi sanıyorsun?
Bil ki giydirmişsin ecel gömleğini.
Ölüm anın hesabı;
özlem bütün vakitlerin.
Keşkeler sesinde,
adımların yalnız kalabalıklarda yankılanır.
Her adım başı öpülür kaçışının kaldırımlardaki izi.
Aman ha, yavaş!
Dikkat et,
tökezler düşersin bilinmedik çıkmaz sokaklarda.
Aşka nadan isen,
tutup da kaldırır birinin gölgesi.
Her ışık, ışık değil;
sadece göz yanılması.
Vallahi yeter canına,
dünyanı karartması.
Çıt kırıldım tavırlarına isyandır
karanlıktaki köpek uluması.
Malum ya,
durmaz çenesi.
Cennet sandığın o yerler:
şerefsizler,
dalkavuklar,
yalakalar,
yılışıklar mahallesi.
Burada aşklar ikindiyle akşam arası.
Mademki yalnız geldin,
sus,
sessiz ol.
Emin adımlarla yürü.
Duyulur aşka susamışlığın.
İnan ki algılar kızılötesi;
söz geçiremezsin yüreğine.
Gitmekse niyetin aşka,
inat etme,
inkâra düşme.
Hadi tut ellerimi,
kaçalım emin adımlarla.
Sen beni yaşa,
ben seni.
Hadi, sıkıca kavra elimi.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (5)