4
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
277
Okunma

Gönlüm söylüyor ben yazıyorum
yazan ellerimin ne kabahati var
yazma artık dedim kendi kendime
aktım yine sığamadan bendime...
kalbim söylüyor ben yazıyorum
her bir harf ile his kuyusu kazıyorum
belki bir teselli bulabilirim seziyorum
lakin çoğunlukla kendimi üzüyorum...
Fısıldıyor kulağıma içimdeki cılız ses
gecemi gündüzümü sarıyor bu heves
bir yardım çağrısı dışa dökülen esoes
yazmak ciğerlere dolan ılık bir nefes...
Kuş olsaydım daldan dala uçardım
acımasız zalim avcılardan kaçardım
şarkılarımla mutlu ederdim her kesimi
dinlemek isterlerdi Allah vergisi sesimi...
Bir at olsam bindirirdim insanları sırtıma
götürürdüm gidecekleri yere dört nala
inek olsam süt verirdim tereyağı yaparlardı
tavuk olsam her sabah folluğa bakarlardı...
Güvercin olsaydım sevenim çok olurdu
ekmeğini simidini paylaşanlar olurdu
kanat çırpıp takla atınca gülerdi yüzleri
gökyüzüne çevrilirdi umut dolu gözleri...
Tarla olsam buğdaylarım biçilirdi
öğütülen unum değirmene saçılırdı
teknede hamur yoğrulurdu unumdan
taze pişmiş ekmekler çıkardı fırından...
Her bir canlının yaradılış hikmeti var
sebepsiz yaratmaz Yaradan hiçbirisini
güzellik her şeyin içinden dışına parlar
canlılar arasında görünmez bir bağ var...
Düşünüyorum da verilecek neyim var
ne mücevherim ne de altından tacım var
benlik tükenen mum damlıyor azar azar
demek ki yazmakmış kaderim ölene kadar...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.