1
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
241
Okunma

yemyeşil bir yerdeydim
ağaçların dalları toprağa değiyordu
çok mutluydum çok
tarifsiz bir haldeydim adeta uçuyordum
göz alabildiğine yeşil çayırlar ortasında
öylece duruyordum
kollarımı iki yana açmış doya doya
bu sonsuz mutluluğu soluyordum
tektim kimsecikler yoktu yanımda aramıyordum
yalnızlık duygusu çekmiyordum
bir şey yapmaya çalışmıyordum
hiç bir sözüm yoktu söyleyecek
düşünmüyordum
düşüncesizdim
salt mutluluk hali bu olsa gerekti
hiçbir şeye ihtiyaç duymuyordum
üstümde ne kıyafet vardı bilmiyordum
aç mıydım tok muydum
habersizdim
sadece mutluluk halini hissediyordum
üzüntüm yoktu sevinmiyordum
sadece yemyeşil bir yerdeydim
yeşilin bir parçası olmuştum
mutluluk ne sıcaktı ne de soğuk
sıcağa yakın ılıktı
fark ettim
başımın altındaki yastığı
yorganı battaniyenin kaymış olduğunu
pencereyi gardırobun üstündeki aynayı
etrafa dağılmış irili ufaklı bir yığın anlamsız nesneyi
anladım
bir yer vardı gidip gelmiştim
hiç ayrılmak istemezdi bir kere giden
dönmezdi
orada yalnızlık çekilmezdi
yalnızlık dert edilmezdi
korkulmazdı endişe edilmezdi
dünya kibrit kutusu kadar daralmazdı
sonlu şeyler bulunmazdı
mutluluk aranmazdı
ne koskocaman boşluk ne de yokluk
tek bir his yumuşacık sarmalayan
kesintisiz mutluluk...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.