4
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
706
Okunma

Mirasyedi Destanı
Gurbet elden geldim malım sormağa
Bunca eşya çanak çömlek nic’oldu
Ey komşular gelin şer’a durmağa
Köy kadısı Kambur Felek nic’oldu
Bulamadım ciğergahım eridi
Benim babam bu yerlerde bir idi
O hassadan mintanının şeridi
Eğnine giydiği yelek nic’oldu
Günde beş on kere yıkar sererdi
Gece anam gündüz babam giyerdi
Satayıdım üç beş para ederdi
Yakası yeni yok gömlek nic’oldu
Bunlar ev eşyası size dediğim
İki sahan bir tencere gediğim
Akşam sabah çorba koyup yediğim
Ağzı burnu kırık çanak nic’oldu
Arzum kaldı evde kalan somağa
Her yedikçe tat verirdi damağa
Karnı tok misafir ağırlamağa
Su verdiğim telli bardak nic’oldu
Mutbağa fareler ayak basmazdı
Kilere kediler kulak asmazdı
Yaş söğüt dalına ursan kesmezdi
Soğan doğradığım bıçak nic’oldu
Ağaç çelengine sepet astığım
Çürük yulaf ile ipin kastığım
Akan yarasına toprak bastığım
Dam üstünde uyuz oğlak nic’oldu
Komşular bilirler cümle bu işi
Arpa yemez kırılmıştı her dişi
Kuyruğundan kaldırırdı beş kişi
Odun taşıdığım eşek nic’oldu
Tarlada ekin yok otlar biterdi
Ocaklığa odun koysam tüterdi
Çıkıp tepesinde baykuş öterdi
Ev önünde koca kavak nic’oldu
Aşık Selimi
mevsim tanımazlığını yaşayanlar bilse de
en çok ben yaşadım seninle
istisna dışı bir görev dense yeriydi belki de
üşütürdün yaz kış demeden
papatyaların canına okurdun
çimenlere "ya sabır" çektirirken
en çok ayaklarıma hücum eder
ellerimi dondururdun ama
hiç belli etmezdim "üstüme gelme" diye
aslında severdim ki seni...
sabahın erken saatlerinde
ırgat kamyonunu beklerken
kurumuş çalı çırpıyla
toprak yolun ortasında yaktığım ateşle
sana galip gelmekti en güzeli
rotasını şaşıran ateş böcekleri
konardı etrafına
mersin çalılarının ıtırlı kokusu
dolarken avuçlarıma
ışığı gören koşar gelirdi yanıma
ne çok üşüttün beni, ne çok!
zaman zaman burnumun direğini sızlatsan
papatyaları soldursan da
severmişim seni
kar yağdığını düşündürdüğünden belki de
kimi meyveler de çok severmiş seni
en çok da şeftaliler...
babam öyle söylerdi
bir bildiği vardı elbette:
ne kurt yaklaşabilirmiş ne böcek
doğal ilaçmış ayazın belli ki
bunları hiç söylemedim sana
hatta bir keresinde
lastik çizmelerimin tabanını
ateşte hafifçe yaktığımı da...
o vakitler, yani kırk elli yıl önce
seninle paylaşırdım ay ışığını
şimdiyse durgun sularla...
21 Ocak 2022 - Hatice Ak
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.