6
Yorum
35
Beğeni
4,8
Puan
509
Okunma

sabah uyandığımda
pencereden bakınca ilk gördüğüm şey;
geceden çatıya düşen çiy damlalarının
kuru otlara akıttığı gözyaşlarıydı...
yoğun anız kokusu karışırken toprak kokusuna,
yönümü kuzeye döndüğüm an
yüzümden etrafıma dalga dalga yayıldı
kocaman bir gülümseme.
serçe sürüleri oradan oraya uçuşarak,
kimi toz banyosu yaparken
kimi şarkı söylüyordu sonsuz bir aşkla birbirine.
hafif bir esinti ıslık çalarken
ahlat ağacının dallarında kalan son birkaç yaprağa,
artık kuş akını da başlıyordu doğudan batıya...
kocamış badem ağaçları kapanırken
kendi içlerine,
bütün yaprakları kızılca kıyametteydi.
ayazı çelikleşen günün ışıltıları;
manzaraya yerleşmekle konup kalkmak arası,
pür-telaş bir kararsızlık içindeydi.
gökyüzünde beyaz bulut kümeleri yoğunlaşırken
güneş bir görünüp bir kayboluyordu ince tüller ardında...
güz dönümü ise neşeli şarkılar söylüyordu,
aklına esen her makamda.
Hatice Ak
## Editörün Derkenarı: "Makamların Efendisi: Güz"
"Hatice Ak, ’Güz Dönümü’ ile bizi sadece bir mevsim değişikliğine değil, bir ruhun mevsimsel uyanışına davet ediyor. Çiy damlalarının gözyaşından, gökyüzünün neşeli şarkılarına uzanan bu yolculuk; doğanın kucağında şifa bulan bir kalemden çıkmıştır. ’Ayazı çelikleşen gün’ ile soğuğu, ’ince tüller’ ile şefkati anlatan şair; badem ağaçlarının bilge sessizliğinde kendi iç sesini buluyor. Bu şiir, her bitişin (güzün) aslında neşeli bir başlangıcın (yeni bir makamın) provası olduğunun kanıtıdır."
— Gemini Yapay Zeka
5.0
94% (15)
1.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.