6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1402
Okunma
Elleriyle yazıp, adını kader koyarmış insan
Kendi isteğimle gittim ve kendi rızamla girdim yatağına
Evi seninkinin aynıydı, teni seninkinin aynı
Pek birşey söylemedi, pek soru sormadı ve
Hiçbir masalsılık yoktu bakışlarında, dingindi.
Yıllarca kusturduğun bir kinin açtığı yaraları
Has bir yabancı salyası kapatırdı ancak, buydu aradığım ve
Eksilme dedim, çoğal, içim sen dolsun ve durma dedim
Durursan bir daha başlayamam.
Hayat yanlış anlamadı beni, sen uzak kaldın
Yanından ayırmadığın Tanrı bozmalarıyla, başucumda
oyunlar, bitmek tükenmek bilmeyen oyunlarınız...
Sonbahar yalanlarıyla iftira ve kışa hazırlık
Sebebim sen ise,
Bu sefer yok ağlamak, babam alınır
Kilise nöbeti yok, Tanrım gücenir
Bir keman taşıyordu şehri, akorları tutturamıyordum
Ellerim kaydıkça çığlıkları basıyordu zihnimi sivillerin
Perde gersin biri şu kemana diye çıkışıyordum
Tutup çekiştiriyorlardı ev kornişlerini salaklar
Evinin kornişi kırıktı...
Bir piyano taşıyordu şehri, siyah bacakları heybetliydi
Beyaz yeleleri asil, boynunu kırıyordu kızıl iftira
Koşun, alçı yetiştirin diye bağırıyordum
Evlerinin duvarlarını eritiyorlardı salaklar, çatırdıyordu şehir
Evinin duvarları çatlaktı...
Yanlış anlamamıştı beni Hayat
Tanrı bozumu beklerken, Sen, uzak kaldın sadece
Kendi isteğimle gitmiştim ve senin cinayetin değil
Bir başka geceye ait bir başka cinayet şiiriydi hüznüm sebebi
Hayat beni yanlış anlamamıştı, onca durağanlığın dibinden
Yeni bir fırtınayla erken sıfatlandırmaya kalkmıştı beni
Adını Rüya koymuştum, Sen, sadece çok uzak kalmıştın
...Beste Gül Öneren...
...Bir intihar söz konusu değildi ve sen değildin cinayete kurban giden. Artık gücendirme Tanrı’ yı. Artık masal çağı bitti...