3
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
777
Okunma

Beni dinle Dilia;
Bu satırlar sana!
Bu kez, ilk defa
Bir kitabı, tam ortasından açıp da
Okumak istedim…
Hayatımın hikâyesi olmalıydı, bu.
Hayatımızın…
Evveli, yalnız senin bildiğin izlerle
Ezelimiz, bir tek sana inandığım,
Koşulsuz sana güvendiğim gizlerle bezeli…
Sonrası…
Sonrası, her harfiyle
Her kelimesiyle
Ve her cümlesiyle biz…
Düşünsene Dilia;
Adımı taşıyan bir oğlumuz olabilirdi
Gitar çalardı belki,
Ya da ne bileyim, başka bir enstrüman
Şiir yazan…
Beste yapan…
Ve bir kızım daha!
Mavilikler içinde, eşsiz bir arya…
Kırgınım sana Dilia
Sebepsiz yere, kalemimi kırışından
Kaş çatışından…
Hızlanan adımlayışından!
Dönüp dolaşıp,
Umudu kapıp,
Kaf dağının ardına kaçışından…
Kırgınım!
Söylesene Dilia;
Mutluluğu kavramak için
Daha ne kadar büyümek lazım?
Ne kadar vaktin var?
Yani kaç yaşına kadar?
‘Ömür’ denilen mevsim Dilia;
Bir nefeslik bahardır
Tez gelip geçer, unutma!
‘Aşk’ denen fırtınaysa
Dağ, taş yıkar…
Kaş, göz kırar…
Ağız, burun dağıtır!
Avutma kendini n’olur!
Masallarla avutma…
Ve daim hatırla
Issızlığı yırtarcasına
Tam ortasından başladığımız
Bir hikâyemiz var… Unutma…
Antakya, 16 Mart 2021
Ali Asafoğulları
5.0
100% (7)