Bencil kimse devamlı kendi çıkarını düşündüğü için başkalarını düşünmeye ayıracak vakti yoktur.
Ali Asaf
Ali Asaf
VİP ÜYE

Sure't

Yorum

Sure't

( 1 kişi )

1

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

46

Okunma

Sure't

Sure't

Ey beşeriyet;
Şer tahtının kadim şahı,
Kötülüğün taç giymiş o mağrur hükümdarı!
Ruhunu iblise peşkeş çeken zifiri günahkâr;
Şimdi bu ağır vebali, bir damga gibi alnında taşı;
Dilerim, hiç bırakmaz yakanı, mahşere kadar;
Mazlumun feryadıyla masumun ahı…


Hani Adem’den mirastı utanmak!
Hani Habil’in kanı kurumazsa titrerdi toprak…
Şimdi her sokak başında bir Kabil çoğalır,
Ve kimse kardeşini öldürmediğini sanır…


Zira bu lanet,
Sadece dilde asılı bir zıkkım değil;
Zamanın rahminde dilsiz, köklü bir urdur
Ve yankılanır boşlukta,
Cevapsız soruların utancı:
Kimin gölgesidir körlük?
Kimin yetimi bu kötülük?
Sahi neydi hikâyenin aslı?



Hangi Musa unuttu asasını?
Hangi İsa sustu çarmıhında?
Hangi Muhammed yetim kaldı ümmetine?
Ve hangi dağ,
Tur Dağı gibi yarılmadı da
Ruhlardaki karanlık hâlâ nasıl saklanır?


Bin Firavun boğulur suda her dün
Ama kibir sahillere vurur, kurumaz…
Bin Neron’la kundaklanırken şehirler,
Anlaşılmayan dillerle dua okunur hâlâ,
Ve alkışlanır küllerin ortasında…


Bin hanedanlık kurulur,
Bin imparatorluk çöker…
Ama zulüm, Roma gibi yıkılmaz;
Yalnızca kılık değiştirir…
Taş piramitlerden çıkar,
Çan kulelerine yerleşir…
Kubbeli, sırça yapılara…
Ağlanan duvarlara…


Ve yükselir titrek niyazlar!
Ezanlar gölgeye karışır,
Çanlar ihanete alışır,
Şofar yankılanır;
Yıkık mabetlerde, bitik bedenlerden…
Secdeler iner yere, dizler çöker,
Başlar eğilir, eller semaya açılır
Ama kalpler;
Hiçbir yere varmaz kalpler.


Ayetler yükselir kubbelerden,
‘Haleluya’ süzülür vitraylardan,
‘Aleinu’ ağlar inleyerek,
Ve ‘Mantra’ döner zihinlerde…
Ama vicdanlar;
İbadethane kapısında çıkarılır,
Ayakkabılarla birlikte…
Yalınayak insanlar…

Çünkü iblis,
Dışında değil mabedin; içinde,
En ön safta oturur…
Beşerin peşinde değildir artık;
Damarında kudurur…



Ne kadar? Nereye kadar?
Ne zamana dek sürer bu sürgün?
Arş-ı Alâ duyar mı?
Tanrı’nın haberi var mı?


O’nun var ettiğinden daha kavi, daha üstün;
O’nun yarattığından daha kusursuz ve düzgün;
Hem de
Orta yerinde gündüzün,
İblis klonlanır yeryüzünde;
Saraylarda, mabetlerde, hatta kalplerde…
Şeflerin estetik sesinde hazzan,
Kantor edalı mistik, aryalı çan,
Hamd, salat ve duaya karışan esrik Ezan,
Yalandan… Utanılmadan okunur…


Alkış tutan kalabalıkların gözbebeklerinde…
Milyonlarca Nemrut ateşi var hâlâ, yanar…
Ama bu kez insandır od/un! Kıvılcımsa riya

Duyurun da küssün Tanrı
Duyurun da ürksün şeytanından!
Ve…
Kabe’nin gölgesinde,
Aynaya bakınca insan,
Firavun’u görsün de
Suretine tükürsün…



NOT: Bu şiir, iblisi dışarıda arayan insanın, aynaya bakma cesaretiyle yüzleşmesidir.

Bursa, 21 Mart 2026
Ali Asafoğulları

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Sure't Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sure't şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sure't şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
12NomoS21
12NomoS21, @12nomos21
24.3.2026 21:59:59
İçimdeki kötülük seçtirdi bana şer tahtını
Yaydık enerjimizi fesat tohumlamaya
Az gittik uz gittik baktık hal fena
Dönelim dedik bu yoldan

Ama geçit vermiyor ateşe od/unlar
İsterim tekrar insan gibi yaşamak
İçimizdeki kötülükleri belki etrafa yayarak gördük
Ama çekilen acı pür u pak ettirdi gönlü

Şimdi geçmişin hatalarından çekilen acı devam
Allahın Kahhar oyununu iblisler oynar
Aile gitti yaşam gitti
Çekilen dert bitmedi

Her yanlışımın aklıma geldiği o an da
Özürlerimi sunmak isterim makama
Ama öyle bir yerdeyiz ki temiz duygulara yer yok
Kibir işlerler ruha

Sandım benim elimden alem böyle oldu
Suçlusu ben ilan ettim gördüğüm dünyanın halini
Ama sonradan anladım ben değilmişem
İçinde bulunduğum yerde yardım çağıran bir oltaya yemmişem




© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL