6
Yorum
28
Beğeni
0,0
Puan
783
Okunma
Dört mevsim dört ömürdü, beşte soluklanmaya
Yol alıp menziline, varıp konuşlanmaya...
Pınarından baharın, içip içip kanılır
Yazın harlı odunda içten içe yanılır
Hazan ile sararıp zemheriyle donulur
Üşüyen dudaklara bir tas bade sunulur
Geçmişin tüm varını, tüter bacadan ocak
Ter akıtır alından harla solunan sıcak
Açılırken pencere, hasret sarmalar kucak
Çekilir sis perdesi görünür köşe bucak
Karanlıklar dağılır, toparlanıp gidince
Boy verir tüm tohumlar, esareti bitince
Yerde toprak tütecek, gökten râhmet düşünce
Nefesi kesik ömrün, ömrünü tüketince
Elde avuçta kalan toplanır bir araya
Kâh gülüp kah ağlarken tuz basılır yaraya
Karalarla beyazlar dizilecek sıraya
Kefelere koyulup çekilirken daraya
Hasat bittikten sonra pişmanlık neye yarar?
Kılmak, bu kadar zor mu; kavlinde kati karar
Demedim mi; ey gönül, yakar sineyi efkâr
Kavlinden dönme sakın bozulmasın istikrar
/Ben şiir yazmıyorum şiir beni okuyor
Okudukça tezgahta, benliğimi dokuyor/
22 Eylül 2020
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.