1
Yorum
7
Beğeni
4,6
Puan
992
Okunma

Hep aynı pencerenin önündesin
Aynı çiçeğin yanında…
Bir gün papatya sarısına çalıyor yüzün
Bir gün gökyüzü kendine banıyor seni
Belli ki en çok maviyi seviyorsun
Kışın hasret ülkesinde kardelen
Yazın sevda şehirlerinde leylak oluyorsun.
Rüzgâr yapraklarına değdikçe ılık ılık
En köhne sokaklara doluyorsun.
İçinden ıssız bir nehir geçiyor sanki
Bazen uzak bir orman gibi yalnız ve tenhasın
Bazen bir gelincik tarlası kadar kalabalık ve güzel
Yüreğinde yokuşlar aşıyor gibisin
Her halin bir başka güzel amma
Her resminde bir hüznü taşıyor gibisin.
Kollarını açınca göğsün koca bir sahil oluyor
Dudakların gül tomurcuğu
Avuçların bereketli toprak gibi...
Rüzgârınla alnına bulutları indiriyorsun
Saçlarınla alabildiğine özgür
Gözlerinle hep bir mahkûmu andırıyorsun.
Kim bilir hangi fırtınanın uçurduğu yapraksın
Hangi ateşin bıraktığı kül…
Kimin türküsü diline bağladığın ağıt,
Kimin sılası o suskun gözlerin,
Kimin gurbeti bakışlarına uzayan yol.
Kimin?
Kim bilir?
Aydın YÜKSEL-ANKARA
16.07.2020-Perşembe-00:44
5.0
75% (6)
4.0
12% (1)
3.0
12% (1)