1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
438
Okunma

İÇSESİM
İçsesim;
yığınlar altına gömülmüş,
eril bir ruha sahipsin diyordu.
Yontularla törpülenmiş
tırnaklarım,
derinde açılan yaralarımı kaşıyarak kanattı;
zaten yarım asırdır hep kanatmaktaydı.
Tanrı’nın bildiği bir sırrı,
ben ondan nasıl saklarım ki?
Sordu;
ve ben,
bir yanımın sensiz olduğunu saklayamadım;
böylece itiraf ettim.
Dışımda yaşananlardan dolayı
kendimi bir türlü aklayamadım.
Belki de bu yüzden,
inkâra düşerek içimde, içsesimle,
kendi Tanrı’mı kendim yarattım.
O ki duymaz sesimi,
o ki görmez, zikrederek arşa uzanan ellerimi;
dişil bir dünyada yok sayarak hükmünü,
eril bir yürekle elbette yaratırım kendi Tanrı’mı.
Sayfa sayfa şiirler,
satır satır nesirlerde aşkı betimler;
seni öyle içselleştiririm.
Şimdi,
iç sesim seninle muhabbete hazır.
Hadi gel;
bin bir gece masalları kadar güzel
bir aşkın öyküsünü;
sana soluksuz anlatayım.
Aşka hürmeti olanlar
otursun, dinlesin.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (4)