0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
583
Okunma

Gün sönmek üzere;
Buğulanan gözlerim dalıp giderken
kızıl ve grinin kavuştuğu gökyüzünde,
Gece, tüm çıplaklığıyla gönlüme
gem vurup sol yanımı
işgal ediyordu,
Ruhumun derinliklerinde sızlarken
kapanmayan yaralar ,
Enkazlar altında umut çığlıkları
kopartıyordu sesine kilit vurulmuş
paslı yüreğim,
Ve gözlerin, düşerken iç ağrılı
ayrılık kokan mısralarıma ,
Kalemim tükenmeye yüz tutmuş
ve son nefesini vermemek adına
mücadele ediyordu ,
Tozlanmış raflarda biriken acılarımın
üstadı sözlerimle ,
Dilsizliğini ayın gülüşüne nakış
nakış işliyordum ,
Taa ki yıldızların hıçkırıklarını
anımsamayan bulutlar çaresizliğe
yenik düşüp gözyaşlarını usulca
kirpiklerimde biriktirerek nefret
kokan toprağa serercesine..
Ama ne çare Dilba Hanım!
Hüznün sarhoşluğuna kapılıp
giderken yorgun bedenim,
Uçurumların dibini mesken tutan
yalnızlığın limanlarına sarıldım ,
Rüzgara huzurunu bahşeden
saçlarına tutunayayım diye ...
5.0
100% (4)