5
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
843
Okunma
O deniz yolunu hiç unutmadım sevgilim
Ağırbaşlı bir rüzgar gibi görürdüm estirip gelişini
O gizemin o derinliğin nasıl da çağrıştırıyordu maviyi
Hatırlarmısın..
O yaz
Mavi deniz ..sand diamond..
Türk köylüsü Kuvay-ı milliye
Kırmızı notalarıyla
Mimoza gibi açardı yeşillerde
Fonların en güzeliydi oyun müziği..
Nasıl dinlerdik seninle..
dalların yakasında süs iğnesi kalp çiçekleri
Yağmursuzda kalsa parlardı pembeleri
Hülyalı aralıktan gölge renkli yollara düşerdik ardından
Ara ara maya kokusu sızdıran kahve içtiğimiz o salaş mekan
Kıyısında yosunlar burgeler ötesinde burçaklar ne çok yeşildi ..
Biliyormusun adımızı yazdığımız akasya ağacının yapraklarını
bölük pörçük yapmış kırmızı örümcekler..
Uçmak 1.. derslerinin ilk bölümünde deneme yapan martı yavruları vardı ya ..
Hani büyüyemeden kayalık çiğdemiyle mart’ı mezarlığı arasında
gözlerini yummuşlardı...
Sert esmiş rüzgar
Kırılmış gürgen dallarından
Yaprakları örtmüş üzerlerini
Şu sarı güller kaç kez sarsılmışta
Çözülmemiş bağlarından..
Şimdi bulutlandı canım buralar sonbahar tadında
Sende yoksun ya yarıya iniyor aydınlık baharın yası gibi
Nisanda kahverenginden uzaklaşıp iyice
sarışın olma hevesiyle boyanacak saçları İlkbaharın
Bak yine basmıyorum çimenlere
Bükülüyor boyunları
Ihlamur da çiçek açmamış
çocuksuz ev gibi ..
Yemyeşill tırtıllar var burada..
ah nasıl oluyorda
Dönüşüyor kelebeğe..
Doğmak ve ölmek bir günlük rüyaları...
Kahverengi dalda oluşan yeşil gibi
Yeşili veren kahverengi degilmi?
Şu limon ağacı beni severdi
Ben de şu inciri
Güneş bulut arasına girsede
Seviyorum seni gibi..
Kuşlar tek tük bugün..
Suradaki cicekde kanatsız kuş gibi..
..
Rana..
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.