3
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
1048
Okunma

Gece paslı bir bıçak düşler karadan kara
Kavuşmak zor felâha içim acıyor anne
Elveda dediğin gün açık kaldı bu yara
Sanki döndüm ervâha içim acıyor anne
Bilmedim bilemedim meğer cihân sen imiş
Dilimin en hoş sesi ayân nihân sen imiş
Yedi göğün kapısı eşşiz reyhân sen imiş
Bilmem ne desem daha içim acıyor anne
Ağustos ortasında zemheri gölündeyim
Kimsesizlik şehrinin en ücra çölündeyim
Meczûba çıktı adım alemin dilindeyim
Hasretim kalktı şaha içim acıyor anne
Gezdiğin her odaya sinmiş gölgenin gizi
Seccadende imzandı nâif alnının izi
Varlığın cennetimdi ben ise şehrengizi
Doymuştum inşirâha içim acıyor anne
Yanardağlar içinde hasretinin koru var
Aklımda sıra sıra dağlar gibi soru var
Aldığım her nefeste şefkatinin teri var
Belki çıkmam sabaha içim acıyor anne
Gittiğin günden beri sana doğru gelişim
Baştan başa bir yalan dışa doğru gülüşüm
Makberî’ce olacak belki yorgun ölüşüm
Bir eşim susuz vaha içim acıyor anne
________Makberî
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.