0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1274
Okunma
indiler
raf raf öbek öbek gökten süzülüp indiler
yol yordam indiler
kanatları çiğ tanelerinde ıslanarak
kırağı kristallerine tutunarak revan ovası üstünde süzülen melekler indiler
kapı kolcularının arasından geçerek
kapıyı itip dibine kadar içeri geldiler
kimseye aldırmadan direk ona yöneldiler
eğilip kalktılar eğilip kalktılar
dudakları kıpır kıpır okuyan sekarattaydi korkusu geçmiş
serum şişeleri ve öten cihazlara rağmen
yattığı yerde boyu gençliğindekine değin uzamıştı kaygısız
başında toplandılar
kuşaklarından çıkardıkları kağıtlara ekleyip notlar yazdılar
adeta oğul verdi melekler başında toplandılar
bir süre dönüp durdular
kozasından çıkan bir kelebek misali azad olan
yaşlı bu ruhu da aralarına katıp yükseldiler
evlerin üstünden, dumanı tüten bacaların, çim hisarların üstünden uçtular
gece soğuk bir kış gecesi
mevsim zemheri
hastahane binasının üstünden, güz arpası ekilmiş tarlaların üstünden
bütün kadim dağların üstünden uçtular
bir mağribe döndüler bir maşrike,
gökte küçülen bir turna katarı gibi
bilmem nereye hangi yöne gözden yittiler
Mustafa Alagöz
5.0
100% (4)