8
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
1664
Okunma

çoktandır ölü seslerden gam topluyorum
mezar taşlarından.
karıncalardan sevmeyi öğreniyorum
kargalardan gülmeyi
tumturaklı
alarga...
anın muktedir oluşuna mukabil
kan için de yere düşerken habil
kabil için de olan dem aynı demdi
üzerine kat be kat toprak kilitlendi
ilanihaye dayanmış
kaç gönül var muhasara altında yanmış..
maveraya mı adanmış...
ha kadın ha adammış...
dil aczeder...
gönül ikrar...
eyvallah...
ne mükerrer tekrar...
çoktandır geçmiş bulutları yokluyorum
mavi gözyaşlarından.
çiçeklerden hasreti kokluyorum
tohumlardan umudu
korkularım
alarga...
gelen fırtınanın kara sesi değil
ne de şaha kalkmış kasırga homurtusu
inceden çiseleyen yağmuru perdeleyip aradan
acının yekpare kanatları savruluyordu havadan
kuşatma o andı
saf yüreğin tüm aleniyeti alev alev yandı..
ne kalpleri ökselenmiş ruhlar
ne gözleri perdelenmiş nurlar
ne dilleri mermer putlar...
çirkef suratlar...
destursuz
yerle yeksan...
kıbleye saplanmış mezar taşı.
yoktan var an içinde
zaman dar...
günler
başakta buğday tanesi kadar çok
lakin azdı tohuma yetecek kadar..
ölüm toprak sayısı
yetim deniz kıyısı
gökkuşağım
alarga...
5.0
100% (27)