4
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1366
Okunma

‘’Kimsin sen?’’ dedi
Dağınık saçlı, sakallı adam!
‘’Kimsin?’
‘Ben’ dedim…
‘İnsanım’ kekeleyerek…
‘Kalu Bela’dan beri, insanım’
Yinelendi
Şimşek bakışlı, yırtıcı kelam!
‘’Kimsin sen?’’
‘’Ben’’ dedim…
‘’Şairim’’ heceleyerek…
‘’Hallac-ı Mansur’um ya da Seyyit Nesimi
Tebrizli Şems’im ben, Konyalı Rumi
Şirazi, Fuzili ne fark eder ki
Karacaoğlan, Köroğlu ve de Nedim’i
Bütün adlarımı duydun değil mi?’’
Gözlerini kısarak geri yaslandı
Gözaltı torbaları daha tavlandı
Ve
Gözlerime çarpıp kızgın ağzını
Suali tekrarladı!
‘’Kimsin sen?’’
‘’Ben’’ dedim…
‘‘Ben, karasevdanın dert yoldaşıyım,
Ağaçsız dağların çorak başıyım,
Hüzünle acının gan gardaşıyım,
Yokluk sofrasında bulgur aşıyım,
Mecnunla Kerem’in en yârdaşıyım’’
Şaşırdı sandıydım, başını eğdi.
Öfkeli suratı birden belirdi.
Çatıp kaşlarını, öne eğildi
Ve burnumun ucuna, burnu değerek;
Yineledi!
‘’Kimsin sen?’’
‘‘Ben’’ dedim,
Daha bir yürekli, daha bir cesur…
‘‘Ben var ya ben;
Yârin canına canım! Bazen, bazıyım!
Rabbin gazabına dünden razıyım!
Sırat köprüsünün ip cambazıyım…
Verenin, çoğuyum ben! Alanın, azıyım…
Cennet bahçesinden, bülbül ağzıyım
Aşkın lütfuna da artık, razıyım!’’
‘’Başka?’’ dedi
Kaçık bakışlı adam!
‘’Açık söyle, daha açık…’’
‘’Ben’’ dedim;
‘’Filizdim, ben kuru bir dal
Ben mir idim, pir idim, bir Sultan Abdal
Ben Cibran’ım, ben Emre, belki de Yunus
Dünyalara sığmayan coşkun okyanus
Yusuf’a kuyuyum, İbrahim’e sal
Ben az düşünceden doymayan Abdal
Ebrehe’ye dik duruş, meydan okuyuş
Fil ordusunu, tuş eden, o minnacık kuş’’
‘’Anladım!’’ dedi adam,
‘’Biraz anladım… Amaaa!’’
‘‘Aması, maması yok’’ dedim
Ve de ekledim!
‘’Etle kemiğim ben, bir de kadim tin!
En koyu düşmanıyım yalanla cehlin.
Bir yanda dedem, Hoca Nasreddin
Bir yanım Barbaros, Paşa Hayrettin
Anlamadım ki neye hayretin?
Simgesiyim… Serez’de ben cesaretin!
Bildin mi? Bilmem de
Benim diğer adımdır: Şeyh Bedreddin…’’
‘’Biliyorum!’’ dedi adam,
‘’Biliyorum…’’
‘‘Ben milletim’’ dedim,
‘‘Ben devlet’’
‘‘Anadolu’yum ben, hem medeniyet!
Yiğit harmanlanan soylu memleket…
Zalime setim ben, sevdaya müebbet…
Sadrımda kök salmış derin muhabbet;
Gel-Gitlerden med’im ben,
Ümmet-i Muhammed’im…’’
‘’Sözde de harbiyim, özde de harbi
Eyüp’ün sabrıyım, Âdem’in kabri
Süleyman Peygamberin tükenmez kadri
Mustafa Kemal’in bileği, kalbi…’’
‘’Ben’’ dedim ‘’İsa’yım’’
‘’Ben’’ dedim ‘’Musa’’
‘’Ölüyü dirilten, o cansız asa,
Kalmasın içinde artık hiç tasa,
Aşkta kanunum ben, şiirde yasa!’’
‘’Ve ben’’ dedim
‘’Ve bennnn!’’
‘En çok Sevenim!’
‘Ennn Çoookkk! Seveennnnnn!’
‘’Biliyorum!’’ dedi adam
‘’Biliyorum…’’
Uzaklaştı aynadan…
Antakya, 13 Mart 2014
Ali ASAFOĞULLARI
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.