8
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
1465
Okunma

Lahit benzeri endamlı coşku…
Ritüeli enginlere denk düşen
Azametin henüz kesilmemiş başı.
Şimdi bir lanet doğuruyor aşk ve yargı.
İnsanlıktan nasibini almayan delişmen gölgelerin fıtratına
Buyur ettiği öfkeyi kutsuyor.
Satırlarda düşkün kadınlar…
Notalar düşkün;
Sureler kırılgan
Hele ki yarının yükü azman bir rabıta
Köhne sunumlarında beylik cümlelerin
Metazori bir ikilem
Taşan damarlarımdan boş yere.
Zamanı geçti Tanrı;
İnsanı görmezden geldi
Buyur ettiği hidayetine kutsal yalnızlık
Şerh düşerken
Şehirler ve iklimler yetim kaldı.
Şaibeli bir doğum;
Pekişen azgın dalgaların rahmine düşen
Çakıl taşı benzeri umudun
Kırık tekerinde
Bir yanıp bir sönen
Tutulmuş nutku.
Peyda olacak birazdan;
Aşk perhizine giren yobaz ikrardan
Çatırdayacak gök kubbe:
Divane bir ölüm dileyen şairin gizemli kaleminde
Nakşeden hoyrat rüzgâr biçecek kılıfını:
Soytarı bir sitemde;
Boğan yürekleri
Dalgalı sevgisiyle
Dalmaktan yüzeye çıkmayı unutan
Nice şair yenik düşecek…
Boşboğaz imgeler çukurunda
İhya edilesi kurbanların
Sonlarına nüksedecek yorgunluk
Derken mimlenecek gölgesi yokluğun
Çocuklar da ölecek azar azar eksilen
Masumiyetin fıkrasına teğet geçen
Bir aşkı daha boykot ederken Tanrı.
Azabın körüklediği;
Sıfatların engelli birlikteliği
Ve çatırdayan yüreğin indinde
Kelam da susacak
Kara laneti bu kez
İblis kundaklayacak
Bilmeden kendi sonunu hazırladığını.
Küfreden beynamaz coşkusu fıtratın;
Dumura uğrayan peygamber sevgisine
Tanıklık eden her lehçede
Kır saçlı dalgalar peyda olacak
Ölmek üzere geldiği noktayı
Elleriyle ötelerken mutluluğu
Bilinmezin yorgun vicdanı.
Bir rutine kement atan çağın yangını
Açığa çıkan çağrıda vicdanın imtihanı…
Bir geçit ki;
Dar lahzalarda emsalsiz önem teşkil eden bir çapa adeta.
İçin için kundaklanan yangınların da mabedi
Her buhranda kayıtlı safsata benzeri eylem.
Bir delikten geçen iğnenin
İpliğe olan özlemini katlayan
Sudan sebeplerle mezarını kazan
Azman bedenin de tekelinde
O rahvan ve kaygan yalan:
Zanlı ve muktedir;
Yanlı ve kadirşinas bir özlem
Deşifre edilen mabedin girizgâhında
Yandan çarklı bir sunumla
İhya edilesi benliğin çeperi
Zaman aşımına uğrayan sevda misali
Her öngörü ve yanılgı;
Her kazanım aslında kayıp
Ve ayıp bir sancı doğum addedilen
Hele ki; küllerinden doğuyorsa insan…
Zaruri bir gereksinim
Olmadık bir cümlede peyda olan teyakkuz
Israrcı kimliği ile neşeye ayna tutan
Töhmet ve yanılgı:
Şaibeli bir şiirde ne çok tümsek
Şairden çıkıp da yola
Sırlarını seren kalemden nasiplenen
Sevdanın efkârına
Banmışken dizeleri
Nasıl da beyhude bir coşku
Gölgenin raksı
Benlikten kayıp
Aslına küsüp
Yarına erip
Erişkin bir yürekte
Kocaman bir yürek.
Çocuk kalmışlığın bahtında
Solan bir çiçekten dahi medet umup
Asılı kaldığımız tarhında şiirlerin
Kopan bir çığlık
Şairin efkârı
Bam telinde ömrün
Sükûtu içen yudum yudum
Ne olacak kaygısı sirayet etmişken
Erip ermediği zamana kalmış:
Hüzün yüklü tefekkürde
Mihrabı dizelerin
Yetim kalmış bir közde
Yanık yüreğin düşleri.
Hece hece yaşamayı inatla savunuyorsan
Sevginin evcimenliğinde
Göz göre göre
Bir şiir olmaya meyletmişken
Bilinmezin lehçesinde
Bir azap dahi yıkamaz, yakamaz seni
Sevgide tutsak hengâmenin
Ufkunda tuzak dolu
Bir mahşeri
Ellerinle iterken geriye.
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.