1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1411
Okunma

GİDİYORSUN, ÖYLE Mİ
Bir yağmur sonrası ıslanmış gibi,
üstüm başım,
sırıl sıklam sen içindeyken gidiyorsun, öyle mi?
Gözbebeklerinde göçmen kuşlar;
her bakışında,
kurşunla vurulmuşçasına
birer birer çırpınarak düşer avuçlarıma.
Takdir-i ilahi deyip her düşün mihrabına seni koyarım.
Sığınma evim, mabedim;
İster aşkla ıslan,
ister ayrılığa yan;
demek ki ha deyince olmuyor.
Zamanı gelince aşk,
inadına aykırılıklarla buluşuyor.
Mutlak bir sebep ki tencere kapak misali,
uçsa da yuvarlansa da aşkta uyum olmalı.
Ama sen gidiyorsun
ve ben eğerek başımı,
başka bir düşe hayaller kuruyorum.
Sakın ha sorma,
“Bir başıma ne yaptığımı!
Hayaline adanmış umutları,
teker teker maviye boyarım.
Olur da yağarsan kirpiklerime;
görünmez yanaklarımda iyot izleri,
dudağımda kekremsi tat,
dilimde sevi sözleri büyütüyorum.
Hadi bakışlarını kaçır,
başını aşağı eğ ve git.
Hadi git
ve yalnızlığımı özgür bırak.
Kalbimin “dur” demesine bakma sen;
aklımla konuştum,
o da “git” diyor.
Merak etme,
kabuk bağlamayan yaralarımın üstünü örttüm.
Biliyorum,
sızlayacak tuz basılmışçasına;
varsın sızlasın.
Soranlara eski bir yar/a derim.
Nasılsa mağlup benim.
Hadi güle güle, sevdiğim.
Seninle olduğum zamanlarda bile
yalnızlık benim kaderim.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.