31
Yorum
86
Beğeni
5,0
Puan
6377
Okunma


Hatıralar kara kutu gibi,tüm enkazlardan sağ çıkıyor.
Kısa saçlı eski bir radyo çalıyordu içimde
Gecenin beden bulmuş halinde.
Üçer beşer çıkmak istedikçe merdivenleri
Küllerinden martı doğuruyordu düşünceler.
Medeni bir halsizlik çöktükçe üzerime.
Hep aynı yüzler ve aynı sahte gülüşler.
Dans ediyordu rüzgârlı platolarda.
Boş kimliklerle..
Tinlerin avuttuğu çığırtkan s/essizlikler.
Bastıkça bağrıma
Kapı arkası askısında durdum
aksak bir aşkla yıllarca.
Leyli aşklar fısıldarken kulaklarıma.
Kâğıt hedefler gibiydi kalbim.
Su tabancası poliğonunda
Vurulduğunda on ikiden
ucu iğneli okla..
Derin kırışıklarına karıştıkça yaşamın
Yalnızlığın çıplak kokusu işlendi içime.
Taşıdığım bu çağa yetmedi nefesim.
Bir lahit döşendi şiirlerimin üstüne.
Geçmişin izlerini şimdinin gölgesini
Sıfırladı sözlerim cevap hanesinde.
sildim yüzümü kasap süngeriyle.
Kirli sarı limon kolalonyası
dökülse de ellerime.
Çocuk bakışlarımı koydum duvara
eriyip gitti her söz acımasız ışıkla.
Hiç bir soru işaretini ünlemi
çağırmadı yüzüm bir daha.
Üşüdü ellerim geceden taştıkça
Sarmaş dolaş olduğum tek yastıktı
alaca karanlık.
Varsın alacaklı dürülsün defterim
Kim unuttuysa açık
kapatsın şu radyoyu artık..!
Ferdaca
5.0
100% (61)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.