8
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
1487
Okunma

Islık çalan evrenin kehanetine yenik düştük madem ve mahrem acılarımızı da soyutladık neşeden hadi iz sürelim şiirlerle el ele verdiğimiz yorgunluğun tarhına da not düşelim henüz vakti öldürmediğimiz ve gücümüz yettiğince de sevelim.
Islak damlaların ritminde gri bir bulut ısmarlayalım göğün bekçisine ve ıslak ve kaygan gölgelerde metaforlar biriktirelim yerli yersiz.
İri gözlerinde kâhinin; suretlerin soluk bulutlara denk düştüğü içimizin ahvaline de selamlarımızı sunalım.
Bir gölgemizi sevdik ve sahiplendik.
Bir yüreği kutsadık bir de acıyı.
Ölsek de dert değil hani.
Sunumu leyli bir rüzgâr, bakışı eseften uzak…
Hadi rahmine düşsün
Aşkın çığlığından esirgediğimiz bir buseyi
Son sürat çizelim kara kalemle
Gökyüzünün masumiyetine.
Andıkça aşkı.
Ar bildikçe dünü ve günü.
Sonu gelmez hikâyenin de başmisafiri
Kekremsi acıların
Lanetine uyarlı bir
Düş öbeğinde
Geciken aşk ve Tanrı.
Teyit edelim yeniden
Gerekirse tehir edelim
Olmadı lav edelim zulmü
Yeter ki bilelim
Ve bilediğimiz ömre de şerh düşelim:
Dünü mahmuzlayan acılardan
Aşka gem vuran hüsrandan uzak
Bir de göğün bitiminde
Aşkın kursağında kalan özleme biat
Son verip düşlere
Ser verip yıllara
Sırlarla döşeli yolun
Can pazarında
Bir bukle nazarında
Güneşin eriyen gölgesi
İnsancıl umutlardan
Arda kalan
Sevginin merkezi
Kim ise.
Verdiğimizden de çoğunu talep edelim
Gün dönmeden
Yüz sürmeden kötüye
Basireti bağlanmış hangi mutluluk
Olduğu da dert değil hani:
Huzuru nakşeden ömrü
Devşirmeden
Bir an evvel gidelim
Düşler ülkesinden.
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.