3
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
1357
Okunma

.....
Avuçiçlerinde huzur bulan yüzümün şeklini şemâlini
Küskün saçlarımın omuzlarında darma dağınık dağılışını
Gözbebeklerimden süzülen yediveren ışık hüzmelerinin kaç kez pusulan olduğunu
Cennet kokulum dediğin kalbimin senin için kanat çırpınışlarını
Nasıl oldu da unutup
Anlık bir eşkiya heyecanına takas ettin sevgili..?
Âhh sevgili
Karanlık bile homurdanırken gecenin bir yarısı
Sefamız olsun diye kaç kez yıldızları saymaya kalkmıştık
Bahara yelken açan parmak uçlarımızı gökyüzüne bandıra bandıra
Hatırla...
Hep en görkemlisini bana bırakırdın
Ve senin bir tek gülüşün bütün yıldızlara bedel derdin
Kâh Thetis’in olurdum
Kâh ayaza direnen papatyan
Kâh dağda açan bir tek gelinciğin ...
Biliyorum sevgili
Kurşîni bir ağıt dökülüyor mürdüm karası dudaklarından
İnatla beni sevdiğini söylüyor hâlâ azat ettiğim kalbin
Mütemâdiyen hıçkırıklara boğulan nefesin ele veriyor ikide bir seni
Bütün suç benim diye bas bas bağırıyor kırkbeşlik ayak izlerin
İki kedi, bir köpek seyredalıyor çaresizliğini
Sokak lambalarının fısıldayan sessizliğine kafa tutuyor yenilmişliğin
Masumca dokunuyorsun gece vardiyasına kalan şiirimin feryâdına..!
Şimdi ağlarken ruhunun cansız alevi
Ellerin de üşümüştür
Gel sevgili
Aşk bekler
Ama asırlık sızılar beklemez
Öksüz yüreğimi giydiririm sabıkalı ellerine
Afetmek için yakarım eskiyen zamanın közlerini
Yaban eller değmeden savururum
Gülden ömrümüzün yüzü güler...
Sen yeniden doğarken maviliğin gölgesinde
Ben zamansız ölürüm
Sen yeter ki gel sevgili
Kurul yine şiirlerimin baş köşesine
Zaferin mübârek olsun sevgili...
nagihan
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.