3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
2265
Okunma

ANA
Daha dün gibi gidişin, ana;
meğer ne zormuş.
Bir yarısını geride bırakarak,
öbür yarısını alıp gitmek,
ne zormuş evladın bir başına kalması ana.
Dün gibi dedim ya,
yine sol yanıma bir sızı saplandı.
Gülen gözlerle, gözlerime bakışını
ve senli günleri hatırladım.
Sancılarla kıvranmış olsam bile,
sana sarıldığımda dinerdi bütün ağrılarım ana.
Acaba diyorum;
Sarılarak yanına yattığın topraklar
Bana sarıldığın gibi sarılıyor mu,
sen gibi candan,
sen gibi sıcak,
sen gibi sevecen, ana?
Saçımı okşadığında pamuk ellerin,
“Canım yavrum” deyişin çınlıyor kulaklarımda;
ve sonra
sızıyor katreler yanaklarımdan.
Öyle bir hasret çörekleniyor yüreğime.
Meğer, nasıl doluymuş yaşam seninle ana.
Gittin gideli nasıl da soğukmuşş
nasıl buz kesmiş odamın duvarları.
Toprak anadır, bağrına basar. derlerdi,
inanmazdım.
Yoksa ben gibi toprak anayı mı özledin ana?
Bu yüzden mi beni terk ettin?
Bu yüzden mi toprak anana gittin?
Herkesin bir anası olmalı elbet;
sen toprak anana gittin.
“Evladıma kavuştum” diye Toprak ana sarıldı sana.
Ama ben anasız,
ben sensiz kaldım.
Mekânın cennet olsun;
ışıklar içinde uyu, anam.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (7)