2
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
916
Okunma
ne ileri
ne de geri gidecek gibi değildir ya hani
mıhlanıp kaldığın yer
yüzünü çevirsen
yüz yüze gelecek kadar yakındır yüzün
yüzüne
yüz çeviren gül yüzlün ile
aşklar kısa
ayrılıklar uzundur bu masalda
ve bu masal yarım
masanın ortasında
durduğu yerde
beklerken okunmayı öylece
sayfaları çevirirken serseri rüzgar
yağarken yağmur
ıslanırken sen,
bir balkon manzarasından
uzaklarda
daha uzaklara dalarken gözlerin
aşk değil de
yalnızlığın mı ıslatır sırılsıklam
tepeden tırnağa
ah sevgili
dermanım kırılmasaydı dizlerimden
sözüm,
özün olsaydı
ve benim olduğun kadar
senin de olacak bir ben olsaydı benliğinde..benden sana hediye
ne yağmura bırakırdım tenini
ne rüzgarın elleri değerdi saçlarına
ne de gözlerimden daha uzaklara dalacak bir bakış bırakırdım
gözlerimin boşluğunda
sanma ki seni unuttum
ya da unuturum yokluğundaki şu derin boşlukta
bir uçurtmalık göğün kalmış
bir de yastık olmaya amade bulut
tan yeri ağarıp
kaybolurken yıldızlar
emre amade arzu
direniyor gurura
bakma sen
itaatsizliğine
ifşa edilmişliği var kırmızının ardından
ne kadar saklanır ki sır
kabuğunun altında
bu kadar sıcak
bir o kadar ateş
sarmışken girdabında
ve çatlamışken ar
damarının altında..
şimdi geldiğimiz yollar kapalı sevgili
gidecek yol da yok
yordamı da yok bu yokluğun..ya
ha işte
bu eşik bizim
sallanıp dururken aynı beşikte
kim beledi bizi
kör düğümlerle
bilmem ama
miss gibi kokun geliyor
kalbin atışı ha keza
ve her sallanışta
ara ara salınıyorsun ya kollarıma
neyse susayım bari ben
biraz da
sen anla..