0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
976
Okunma

-I)
Tutuştu gönül otağı har ile,
-Düştü yüreğim alevli bir kora-
Bu yangına bile sen dayanmadın.
Geceleyin uykundan kan ter ile,
-Bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra-
Yatağından düşerek uyanmadın.
Henüz düşmezken yüreğine cemre,
Bendim saksını sulayan o musluk.
Biat ederken verdiğin her emre,
Araya soktun bir asırlık küslük.
-II)
Gelince kış kapımıza kar ile,
-Kavuşmamız kaldı başka bahara -
Dedikçe hep kaçmaktan usanmadın.
Soluduk çiğ havasını yâr ile,
-Dizildi boğazıma sıra sıra-
Ölüyorum dedim, öldüm sanmadın.
Henüz düşmezken sevda yokuşuna,
Yoruldun ortasında devler gibi.
Kalbime ok ok düşen bakışına,
Yıkıldım viran olmuş evler gibi.
-III)
Şaşıyla yatıp kalkınca kör ile,
-Baktı incinmiş sağırlar kusura-
Buna bile tamah edip yanmadın.
Savaştan mağlup dönmüş bir er ile,
-Üfledik kıyamete yakın Sur’a-
Benim için günaha boyanmadın.
Henüz yanmazken başında kandiller,
Bendim bir mum gibi tutuşan sana.
Adını anmazken çürümüş diller,
Kupkuru aşkımdı veren şan sana.
-IV)
Birleşince masmavi gök yer ile,
-Kabuk bağlayacak açtığın yara-
Ben gibi her yaraya bulanmadın.
Susuz kalır mı çiçekler nar ile,
-Düşsen de o çiçekler gibi dara-
Bir kez olsun bahçemde sulanmadın.
Henüz olmazken aşka bile layık,
Bendim başında esen kavak yeli.
Sokağının başında yarı ayık,
Yarı sarhoş gezendir sana deli.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.