10
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
3147
Okunma

Kanatsız kuşlara meylettikçe
Un ufak içimin nükteleri;
Kayıtsız ve lal suretlerde donuk ne çok tebessüm
Dediklerime değil de demediklerime kefilim
Ve bücür yankısında çocukluk hayallerimin
En diri neşeydim bir zamanlar,
Kardıkça ömrü kanamaya meyyal söylenmemiş yalanlar.
Bostan korkuluğu imge pazarında saf tutan yanılgı,
Zehir zemberek börtü böcek
Diyemediklerime binaen
Yapraklarıma konan hazan misali
Üşümüşlüğümde güz hikâyeleri.
Dingin olsa keşke rüzgâr,
Engin açılarda büyüyen acılara meyyal
Bir de darları esnetmeliyim hem enine hem boyuna
Darlanan içimde, temmuz hüznü
Karaya çalan akça pakça bildiğim namert bir fısıltı
Yine koyu yine göreceli yine debdebeli
Hele ki büyüdükçe içinin tenyaları
Göz göre göre ölmekle iştigal hastalıklı
Bir zihin.
Kimine örtülü kimine ayan beyan
Son bulmak bilmeyen aynı hazan aynı ferman.
Ellerimin pervazında yine camların
Aksimde uyandırdığı yangın,
Kabarık saçlı kadınlar, adından da yoksun.
Gölgelere düşse de kurtulsam
İçimin feryatlarına eklerken
Nasıl da darma duman düşlerimle ördüğüm
Yarın mizaçlı dünlerime de kıyamadığım
Hem de ölümüne sevdalı ruhumun treninde
Cam kenarı çocukluğum.
Cam gözlü kadın,
Can yüklü adım
Belki de hoş bir tebessüm
Henüz satılmamışlığı insanların.
Şimdilerde, demekse düzene binaen,
Düz satırları paralel evrenlere teğet geçen
Kim bilir neyin nesi
Adından yoksun mahlas yüklü bir kelamda
Yine ruhun konçertosu
Saklı sandığımın kırık plağı yine takılmış
Aklımın ibresinde en deli dolu
Söylenmemiş masallarım.
5.0
100% (16)