9
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
1194
Okunma

Çocukluğumun hükmünde olsam ne çare?
Ne çare, aldatılmışın şeceresine sığdıramadığım
Düne teyelli somurtuk bir tümceden hallice
Kanıksasam kinayenin seyrinde
Alnıma buse konduran şeytanı.
Zamandan çaldığıma nazire
Andan yoksun yarını şimdiden çaldırdığım,
Çalım çalım mısraları mesken tuttuğum
Bir de şekilsiz şemailsiz şiirlerin gölgesine
Attığım o çapada
Kanayan yara olsam ne çare?
Zanların zamirlerinde solan bir heceden çıktım yola madem,
Sonum belli doğduğumda alnıma yazılı
Görünmez şecerem.
Ne çare sevsem sevilmeden?
Gıybet fukarası bir garip olup da
Şükrümle mi övünsem
Yine Hakkın dem vurduğu en hayırlı fani olsam
Keşke’lerin sığınağında,
Sürsem kat kat boyayı kayıp maskelerin
Dört göz kehanetinde yanan bir sure tadında
Alev alsam için için,
Üstelik bir meziyetmişçesine
Çaldırdıklarıma verilen payede
Sunturlu bir küfür gibi yan gelip yatsam:
Raconu ıslah olmaz bir gölgede kayıtlı
O kabadayının nazarında
Bir İstanbul hanımı olup da çöreklensem.
Zannımca bir yürekte dememe bakma sen yine
Bir de alı al moru mor güfte tadında
Şerbetlenmişken acılarla
En doğurgan kadın peyzajında
Yetim düşmüşsem ne çare?
Yine bir beyitin çatısında soluklandığım
Yangınlarımdan bihaber iken
O mahrem bilinmezlikte
Şerh düşsem yine şiirin sol alt köşesine
Ne çare?
Ne çare ki şiir tadındayım yine:
Ölümüne sevdalı yaşamaya aday mutlu günlere
Olsam da solsam da
Gülden güle konarken deli bülbül
Kanasam da derinden
Yeter ki sızan acımı görmesinler:
Söyle ne çare:
Öl, desen de ölmediğim her şiirde
Kesişse yolum nice yürekle
Bir de sonlanmasını arzu etmediğim
Gecelerin yüzü suyu hürmetine
Hala nasıl oluyor da efkârımı seviyorum en derinden?
Sevsem ne çare?
Ötesinde saklıyım aslında
Aynanın arkasında soluk bir gölge
Kaçan içinin mealinden kopan o deli fırtınada.
5.0
100% (17)