3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1391
Okunma

âh ya!
çocukken atlıkarıncayı
ata binen karınca zannederdim
gökyüzüne kalemle güneş
tırnaklarıma gökkuşağı
kaldırımlara görünmez arkadaşlar çizerdim
kitap okurken aya yolculuk ederdim sonra
çikolatalı ekmek de masaldan sayılırdı
misketlerime isimler takardım
futboldan da anlardım ki
hem dizlerim kanasın n’olmuş yani
kırılmayan, kanamayan düşlerim
kollarımı açıp koşunca
kanatlanan gülüşlerim vardı!
heyt be!
gölgem uzayınca sokakta
kasılırdım kahraman gibi
annemin böreği nasıl da ev kokardı
evim annem
annem bahar kokardı
çiçek özlü deterjan gibi
babamın sesi yağmurdu
huzurlu, dingin ve ılıktı
yorganın üzerime örtülmesiydi babam
ocaktı, aştı
toplama çıkarma çarpma
ama asla eksilmemekti babam
bembeyaz bir pencereydi
çocukluğum
ilk yağan kar gibi dokunulmazdı
saçlarım uzadı
sonra boyum
sonra dertlerim, günlerim
ve yanaklarım ıslandı
gözyaşlarımın tuzuydu
gençliğimin kokusu
renklerin kaosuydu pencerem
tıpkı düşlerim gibi
yaşlı bir çocuğun derin gözleri gibi
tıpkı bu şiir gibi
içli ve yorgun...
✒T.Y.
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.