0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1236
Okunma

gece zamanın zahir penceresi
acılır acılırki, eksiklik birden kaybolur
hiç bir şey kapatamaz
gündüze ağır gelir
titrer o bu büyük ruh
sıvısır köse kenarına hep baka kalır
ağır ağır düşer adımlarından
yasadığı derinliklerden sesler uyanır
dört duvarın ağırlığı kaplar
korkak çaresizlik siyah uğultu geceyi deler
siyah derin bir sessizlik
ikiye bölen sarı gölgeler
ucuşan soğuk damlalar
birden sensizliği uyandırır
vakit aceleden durur
fikirler ve ölümsüz düsünceler
her yeri bastan basa kaplar
yaşanılmışlığı kaydeder
beyaz tavan ve toslu kırık lamba
uzaklardan bir ses uzanır
icim birden sensizliğe kapanır
birden o siyah büyük örtü
beyaz ısık parlamasına yenilir
kırık, büyük paslı demirler,
duvardan süzülür rüzgarın ugultusunu dinlettirir
siyah gecemi böler iki demir kanatlı
o büyük üçgen baraka ritim tutmaya baslar
sanki gökyüzüm siçim gibi ağlamakta
bir öksürük sesiyle siyah gecem birden irkilir
saat dörde bes kala tutulur yalnızlık ay ışığına
o uzak gördüğüm yıldızlar kacışır
yarım beyaz yüz yenilir ışığın sıcaklığında kavrulur
güneş keskin kılıçlarıyla siyah örtüyü ikiye parcalar
o kara durgunluktan bir durak daha biter
ve beyaz aydınlık yarım kalan konuşmasına yeniden başlar
kulaklar görür gözler lal olur ,dudak susar dil yanılır
sol yanım sessizce gider iken ,
mavi kadar sonsuzluk kaplar,
siyah kadar her şey yalnız kalır,
,
,
,
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.