Bir damlacık değil, nehirler taşmakta
gözlerinde
günden güne çoğalan
nereye baksam matem besleniyor garip gönlümde
göğsümde okyonuslar kaparmakta
yüzyıllardır
aydınlık nedir bilmedi kararan ufuklar
son/bahar ağlar
güle rengini veren ahenk yasta
evsiz , barksız bahtın katranlığı yurtsuz
gülün taç yaprağı;
kasım patların
zamanı açan rengarenk nazlı nazlı
kıskanırlar
güller elleri üşür, çökük yanaklarında sonbahar ağlar
kalan öz benliğim alt üst olmuş talân
taşın, toprağın vesasızlığından muzdarip
virane gönlümün harabesinde darmağın
kaç huzursuz, karanlık ayaz
gece bastırır ufuktaki aydınlığı
ve yuvasız kuşlar yorgun ve yoksul
yorgun hayâllerin bastırdığı düşler
kızılcıklar kurumuş dikenli çalılarda direngen
yeniden hayat başlar tohum yere değdiğinde
bilmez misin?
yaşamak çoğaldıkça güzel ve paylaştıkça dertler azalır..
güz
sevdalarının, mum çiçeği:
sensiz bu sessizlikte son/bahar ağlar,
kalbinden kırılan öz yurdum:
kaç parçaya bölüneceğiz
ve ne
zaman gelecek aklımız başımıza
ne
zaman Nurten Ak Aygen
26/11/2016