4
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
1299
Okunma

............................Göğe çekilen İsa’yı yarıya indiririz biz, saygın biri öldüğünde ya da bizi sevdiğinde
azalıyor zaman,ağaçlar bize iyi davranmıyor
perspektif resimlere meze olacaklarına
rakı masalarında memleket kurtarmaya gidiyorlar
geyiğin karın boşluğuna atılmış iki yumruk oluyor gözlerin
nefes borun çatlıyor,kan sızdırıyor halıya
kinini vücudundan çıkardığın an geriye sadece birkaç sokak
birkaç eski plak kalıyor,konuşmak istiyorsun
dilin kalbine yapışıyor,aklın en fazla yedi mermi alıyor
susuyorsun,geyikler sessizce iniyor karlı dağlardan
yeni yılı başka bir hayvana devredip
vazgeçiyorlar artık yeni yıl partilerinden...
ağzında sana ait olmayan sivilceler çıkıyor,
nefret ediyorsun kendinden,güçsüzlüğünün kokusu ele veriyor
seni, benliğinden yakalanıyorsun akreplere
acizliğinin güvertesinde asıyor kendisini yüzün
annenin seni yanlışlıkla sevmesi kadar güzel bir gün daha var
annenin seni yanlışlıkla öldürmesi kadar güzel birgün daha var
evin salonunda ,
salonun ortasında saçlarını kazıtıyorsun,yıkanıyorsun
duvarlara işiyorsun,duvarları dövüyorsun
duvarlara tek ayak cezası veriyorsun
sakalların duvarların rengine karışıyor
hiç ses etmiyorsun,yalnızlığın akrebin gövde gösterisi oluyor
gözlerini açıp iyice bakınca bir akrebin kalbine
gözlerini açıp iyice bakınca bir akrebin beynine
nasır tutmuş bakışlarınla
akrebin kaderini görüyorsun
duvarın alnına yazıyorsun bunu
kibri,çatlayan benliğini,dilini,öfkeni,
haddin sınırında olan az gelişmiş aklını ve cehennemini
az gelişmiş olan bir akrep fosili belki
bıçaktan aldığın randımandan memnuniyetsizliğin
tenin tuttuğu bu kanı duvar tutmaz bunu biliyorsun
genzin algına yapıştığı an bırakıyorsun kendini
ve artık sana kimse inandıramaz
sopayla dövüldüğü için güllerin kırmızı olduğunu....
azalıyor zaman,
kendi bedenini salonun ortasında görünce anlıyorsun
masanın üstündeki başın sana ait olduğunu
otuz saniye sürse de gördüklerin
yetiyor kendini affetmeye...
5.0
100% (18)