8
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
930
Okunma

Mari,sen de öleceksin.Bir gün
bu ne kahrından olacak ne de hastalıktan
İsveç’desin,soğuk bir yatakta
kimse sevmiyor seni,bir köy kadar kapalısın
pencereden seslenir çocuklar
’’Gününüz aydın olsun bizim iyi kalpli Mari’miz!’’
bir an olsun canlanırdın dirseklerine dayanarak.
sen de öleceksin bir gün Mari
bu mutlu bir ölüm olacak.Eminim!
bugün yine çocuklar sana gelecek.
’’Seni seviyoruz Mari’’diye
Tanrı seni onların hatırına bağışlayacak.
Bu düşündüğümüzden de çabuk olacak.
Ben de iyi değilim sanki Mari
bazen kaybolduğumu düşünüyorum.
Hayır,kendimi saklamıyorum asla!
Yazmak zor olmadı hiçbir zaman
yeniden silmek hep zor geldi Mari
şimdi kalabalıklardan korkmaya başladım.
Biri beni görecek diye de ödüm kopuyor.
Tanrı aşkına Mari!
Göz kapaklarım kapalıyken de ağlanıyor.
En güzeli de buydu..
Tabutun çiçeklerle süsleniyor Mari!
Bu mutlu bir ölüm sonuydu
ne kahrından öldün ne de hastalıktan
İsveç’tesin,soğuk bir toprakta
bedenin harcanıldı.Bir papaz tarafından
ruhun,yağmur altında kalmış bir hasat
daima sürüldün,bir hiç uğruna
seni güz akşamlarında okşamalıyım
yaprak dökümlerinde..
neyse ki kendimizi acındırmadan yaşadık.
ben bıraktığın gibi,hala aynıyım
az da bir gün çok olur Mari!
bak ben şimdi bir budalayım.
BUDALA-
Ekim’
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.