1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
2474
Okunma

Küçük dağlara da kar yağarmış be usta
Hazan dolarmış en kuytulara
Arafta kalmak da varmış kaderde
Düşmeden sendelemek en ehven-i şer işde
Yolların kıvrımları kayboldu gitti
Hüzün meydanında miting var
Mendiller kaybolmuş sandukadan
Damla üstünde bir buse, beni böyle gör
Ahu zar eyledim alnımdaki tere
Kaydı göz pınarıma kavurdu zarı
Ağlar sanır âlem nar’ı çehreye
Hüküm verilmiş, derdest olmuş can pare pare
Dost sokağı parya kaynar, selam hak getire
Ne gökte kuş, ne yerde karınca
Dört bucak kaçar davet nağmeleri
Köşe başında saki göz kırpar “sen de mi”?
Ah be kalbim, biliyorum seni çok üzdüm
Ne zulümler ettim sana göz göre göre
Düşler sokağının efsunlu perisi
Şimdi söyle bakalım, hangi avucum dolu?
Bir masum çocuğun hayalleriyim ben
Bir akide şeker kendi kendine eriyen
Bir uçurtmayım gökyüzünde, haydi gel
Ah yanağına süzülen pırlanta olmasa
5.0
100% (3)