1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1482
Okunma
Bu ellerden bu dünyadan
Göçtüm artık gidiyorum
Boş yere kuru kavgadan
Kaçtım artık gidiyorum
Ezelinden ahirinden
Bu dünyanın kahırından
Acıların zehirinden
İçtim artık gidiyorum
Dertler kalsın sıralanıp
Deli gönül paralanıp
Uçurumdan kürelenip
Uçtum artık gidiyorum
Bu çile bu kahır Haktan
Kul bilmiyor vardan yoktan
Kaşı yay kirpiği oktan
Geçtim artık gidiyorum
Sılada koyup gülümü
Hakedip bin bir ölümü
Çileden kahır zulümü
Biçtim artık gidiyorum
Attan düştüm kaldım yaya
Zaman bitti saya saya
Emeğimi sele suya
Saçtım artık gidiyorum
Yüreğimde sızı dolu
Görmez oldum sağı solu
Gittiğim bilinmez yolu
Seçtim artık gidiyorum
Dedesultan dillerimi
Bağlamışlar yollarımı
Azraile kollarımı
Açtım artık gidiyorum
HOŞÇA KALIN
Yem olmuşum kuşa kurda
Sığamadım yere yurda
Gark olmuşum bin bir derde
Gider oldum hoşça kalın
Tutunacak dalım yoktur
Çiçeğimde balım yoktur
Yaşayacak halım yoktur
Gider oldum hoşça kalın
Yürekte yaram sızılar
Gezdiğim ova yazılar
Oğul kızlarım kuzular
Gider oldum hoşça kalın
Yedik içtik zehir oldu
Her nefesim kahır oldu
Yolun sonu zuhur oldu
Gider oldum hoşça kalın
Bu hayat değilmiş harcım
Boşalmıştır heybem hurcum
Boğazımı aştı borcum
Gider oldum hoşça kalın
Sesimi sedamı kısıp
Dosta yarenime küsüp
Böyle imiş deyip nasip
Gider oldum hoşça kalın
Semer düştü çul kalmadı
Cep boşaldı pul kalmadı
Daha çıkar yol kalmadı
Gider oldum hoşça kalın
Zalim felek attı beni
Attı tuttu sattı beni
Yad ellere kattı beni
Gider oldum hoşça kalın
Rağbet hep varsıla baya
Dönmüşüm bir yılkı taya
Kısrağım yok kaldım yaya
Gider oldum hoşça kalın
Parçalandı can kafesim
Bitti tükendi nefesim
Çıkmaz daha kısık sesim
Gider oldum hoşça kalın
Dağdan yaylaları aştım
Yüksekten engine düştüm
Dedesultan artık sustum
İşte gittim hoşça kalın
YOLCU
El salla garip yolcuya
Burdan bizi yolcu eylen
Kervan yolunu gösterip
Burdan bizi yolcu eylen
Yol gurbete gider olmuş
Her nefesi keder olmuş
Ömür boşa heder olmuş
Burdan bizi yolcu eylen
Yoktur anası babası
Yamalı yırtık abası
Şu garip yolcu abbası
Burdan bizi yolcu eylen
Duyulmaz çığlığı sesi
Tükenmiş ömrü nefesi
Kalmamış kimi kimsesi
Burdan bizi yolcu eylen
Göllerin ördek kazları
Yaylanın şahin bazları
Torosta Türkmen kızları
Burdan bizi yolcu eylen
Sabahın seher yelleri
Baharın coşkun selleri
Yaylanın gonca gülleri
Burdan bizi yolcu eylen
Kaldı felek tuzağında
Borcu aşmış boğazında
Yaz bitimi güz ağzında
Burdan bizi yolcu eylen
Yoksa da yari yakını
Eğerlen doru atını
Akşam üstü gün batımı
Burdan bizi yolcu eylen
Verdiğim son nefesimden
Canım uçar kafesinden
Aksivri’nin tepesinden
Burdan bizi yolcu eylen
Binmiş ecel gemisine
Haber salın emmisine
Anasının sinesine
Burdan bizi yolcu eylen
Sözüm savım yalan olur
Ekin göcek talan olur
Gelen giden kalan olur
Burdan bizi yolcu eylen
Kapatman açık gözümü
Dalında heder üzümü
Güz vaktinde bağ bozumu
Burdan bizi yolcu eylen
Dedesultan derin sızım
Geçirdim baharım yazım
Üzülmesin oğlum kızım
Burdan bizi yolcu eylen
GÖÇ MEVSİMİ
İşte geldi göç mevsimi
Çekilip gitme zamanı
Türlü otların üstümde
Göverip bitme zamanı
Havalar durdu serine
Yaralar indi derine
Dertleri biri birine
Derleyip katma zamanı
Selam kesilmiş fakire
Sevgi saygı yok hakire
Uzanıp derin çukura
Kıvrılıp yatma zamanı
İlacım yok emsiz yara
Bulamadım derde çare
Yandı yürek bin bir pare
Gövünüp tütme zamanı
Hasret çile meyhanesi
Acı kahır demhanesi
Böylecedir bahanesi
Zehiri yutma zamanı
Gittim illerden illere
Düştüm dillerden dillere
Zalim felek ak ellere
Kınalar yakma zamanı
Oynadın felek oyunu
Kur düğünü ver toyunu
Gittim uğunu uğunu
Menzile yetme zamanı
Dedesultanın ikrarı
Kalmamış dosta yararı
Yok dedi bana zararı
Şimdi kar etme zamanı
HELALLEŞME
Kül oldum ataşa yandım
Gülen yüzü dosttur sandım
Kuru dudağımı bandım
Tuzum hakkın helal eyle
Dönüp sılaya gelmemiş
Halim kimseler bilmemiş
Doğdum doğalı gülmemiş
Yüzüm hakkın helal eyle
Dulda gölge deyip geldim
Alemi kendimden bildim
Bütün dünyalardan sildim
İzim hakkın helal eyle
Hasret ile kaldım yıldım
Yaylalarda ceren buldum
Hep güzele nazar kıldım
Gözüm hakkın helal eyle
Kader oynadı oyunu
Felek büktürdü boyunu
Dağıttı yozu koyunu
Kuzum hakkın helal eyle
Hani nerde yaren yarin
Servetin yok yoktur varın
Bahçede incirin narın
Üzüm hakkın helal eyle
Giden olur kalan olur
Bağın bahçen talan olur
Ne söylesen yalan olur
Sözüm hakkın helal eyle
Tellerini bağlamadım
Kucağıma alamadım
Doya doya çalamadım
Sazım hakkın helal eyle
Gelir mi gardaş bacısı
Diner mi ola acısı
Yüreğin derin sancısı
Sızım hakkın helal eyle
Kurudu ekin tahılım
Yıkıldı yuvam ağılım
Bir tane canım oğulum
Kızım hakkın eyle
Dedesultan geçmez nazın
Yağmur boran bahar güzün
Kara kışta son ayazın
Yazım hakkın helal eyle
BACIMIN AĞIDI
Hele nenni nenni edem nenni
Hele nenni nenni dedem nenni
Nenni nenni garip gardaşım
Nenni nenni naçar gardaşım
Ceren mi avladın tazın mı var
Baharın yok yazın mı var
Ula edem yüreğinde sızın mı var
Nenni nenni edem nenni
Edem seni vurdular mı
Kanadını kırdılar mı
Yatmış derin uykulara
Edem seni yordular mı
Ula noldu sana noldu sana
Edem uyansana uyansana
Uzaklardan geldim tama
Kalk boynuma sarılsana
Tahtın mı devrildi tacın mı yok
Gardaşın mı bacın mı yok
Edem uyansana uyansana
Uyanmaya gücün mü yok
5.0
100% (2)