8
Yorum
20
Beğeni
0,0
Puan
962
Okunma

Takılır yelesine çocukluğumuzun
birkaç hatırayla başlar önce
koltukta yalnız oturmak bir anlam ifade etmez
soğukluk başlar yeryüzünün en dibinden
ellerine güneşi vermelisin
ilk önce oradan doğmalı
ilk önce şarkın çocukları sevmeli
elleri taş tutan çocukların görünmeyen yeleleri oldu
ve her çarptığında kolumuz
yeniden incilmeye başlar
tutunca yelesinden çocukluğumuzun
o zaman düşer önümüze aşklar
demir sen tutunca pencere olur evime
bazen çiçek açtığı da oluyor
siyah aklaşıyor elimde
şarkın doğurdukları garpta çirkinleşiyor
haziranı bu kadar hevesli beklemedim
sen dokununca güneş eriyor
bir şişeye dolduruyorum
yağmurda ağzımı açmak gibi
görmek eksik kalıyor
dokunsalar belki
kapıma sürdüğün ayakların
sürtünme kuvvetinden ısınır belki
tozdan değildi içime kaçan
sonra bölerim onları içimde
geriye gider adımların
şimdi sevdiğin herkes
kendini sevmemekte
yumuşak bir yastıktan değil eksikliğin
bir anda çekip gitmende
belki de
ucuna ip bağlanmış ekmek poşeti
sahte uçurtmalar görülür elimizde
bunu sokakta büyüyemeyenler bilemez
kırık camlara
dokunsalar belki
kendimi gizli yazılmış şiir gibi hissediyorum
kalem tutmak avucumun içinde saklı
derime geçiyor bazen kelimeler
ben terleyince siliniyor hepsi
ayrılmak gibi çirkin sözleri işitiyorum
gücüm bir anda artıyor
tırnaklarımla çiziyorum ayı
sonra adalet dağıtıyorum kalbime
belki gözlerime geçer bir gece yarısı
bunu gözlerime bakmayanlar bilemez
dokunsalar
belki
temmuzikibinonlatı’
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.