7
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1114
Okunma
Baharın brunç saatleri
Yazlıkçı muhabbetleri
Özlemiş bir kaç kişi
Balkonlarında sürdürürken cemreyi
Akordeonuyla sarmaş dolaş..
Çul giyimli bir çengi
Dokundukça havalı çalgısına..
Kuşlar uçuruyor tuşlarından..
Sanki gösterişli bir gala..
Duyuruyordu Nağmelerini...
Zingarella...Zingarella les pieds..........
Kanatları melodi taşıyordu..
Armoni yapan kuşların lirik besteleri
Eşlik ediyordu gizemli dizelere..
Bir çocuk koştu yanıma..
Buket uzattı bana..
çevirdim başımı olumsuzca sağa sola..
Dilinden döküldü sözleri arifane..
Ben takılı kalınca onun asaletine..
Bisiklet sürücüsü ürküttü beni..
Sendeledim..
Dedi ki;
"Bisiklet yolunda buluşalım".... "demedim...
Park içinde Salıncaklar çıplaktı
zincirler soğuk..
Elleri bez halka üstünde yine o çocuk..
Okul çocuğu yaşında..
Simit taşıyordu başında...
Koşuyordu Pazar günü...
Öğrenci..açlığında..
O ..buz tutmuş parmaklarıyla
Karperli simit satacak
Dershane çocuklarına..
Aydınlığın en tatlı sabahında..
Hızlı adımlarla.. Koşturuyor yine
Seyrek saçlı çocuk..
Sahil yollarında..
Sordum içimden...
Çantan yok mu senin?
İçinde ahşap kokulu
Kalemlerin..?
Gül kokulu
öğretmenin..
Beyaz defterin?
Tatil ayları ...
Deniz masmavi.. güneş pırıl pırıl..
Yollar cıvıl cıvıl...
Söylesene çocuk?
Yine mi simit satıyorsun ?
Denizin buz gibi suları
Çarparken kayalara...
Güneşin yakıcı sıcakları
Kavururken şehri.
koşturuyor musun yine
İstanbul sokaklarında..
Sahil sonuydu...
Cadde başında..
Bir dilenci devrilmiş yola..
Engeli bacağından ..Bağırıyor:
Acıyın bana..
Yok mu bir sadaka?
Diğer yanında..Engeli gözünden
Sanatçı
Patlatıyordu şarkıyı..
Senden ne para..ne pul.. nede acımanı bekleyen ......
Rana Berber
27.03.2016
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.