10
Yorum
12
Beğeni
3,3
Puan
1837
Okunma
Bakın,
Size bir "şiir" yazayım,
Alt alta dizelim kelimeleri gelin,
Klavyeye dokunan elin,
Vurduğu gol olsun,
Böylece adı "şiir",
Tırnaklı şiir olsun.
Kimsenin vakti olmadığı için,
Durup incelikleri düşünmeye,
Lüzûm yok, ananeye,
Spontane,
Gelişecek bu "şiir"de her şey:
Hayatın akışı gibi.
Merak etmeyin lûtfedip,
Yapacağım size kâfiye,
Anneannemin havlu kenarlarına işlediği,
Göz damlası nakışı gibi.
Saat yirmi yirmi iki.
Tam şu an yazılıyor zaman,
Aman !
Aklıma ne gelirse onu yazacağım !
Aklıma ne gelirse ey kârî !
Serbest bıraktım esir şiiri !
Dönüp bir kez daha,
Asla düşünmeyeceğim tek bir kelimenin ardından !
Ey üst satırdaki dize !
Ey "şiir" ! Tatsız ve tekdüze !
Sana da elvedâ ! Sana da elvedâ !
Saat yirmi yirmi beş:
"Beş"le ne kâfiye var ?
Hissediyorum mütecessis gözleri,
Hissediyorum ardımda bir hafiye var !
Bir saniye...
Durakladım...
Fikir etmek bir şeyleri niye ?
Sahi alâmet-i fârikası düşünmek insanın diye,
Düşünmeli mi insan şiir yazarken bile ?
Hayır ! Tırnaklı şiirde düşünceyi sakladım !
Ey insan seni de akladım !
Saat yirmi otuz:
Kaç dakika oldu başlayalı ?
Seni gidi hınzır tonguz !
Ulan varsa onurunuz,
Okumazsınız nâmahrem elemleri !
Câmi çıkışı toplatacağım,
Kırık dökük kalemleri.
İki dakika daha yazıldı,
Adisyona,
Söyle o garsona,
Bedduamdır: Tükenmez kalemi tükensin.
Âh insan...
Sen öpemediğin eli bükensin.
Yirmi otuz yedi diyor vakit.
Şimdi bu "şiir"i yayınlayacağım.
Ne kadar varsa, hâin, zorba, mirasyedi,
Dizelerini mayınlayacağım !
5.0
53% (9)
3.0
6% (1)
2.0
6% (1)
1.0
35% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.