Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler. confucius

Kan Şiirleri

Aşağıda 1,500,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Kan" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Kan ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Kan" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Kan ile ilgili " 1000 " şiir aşağıdadır.
görür güneşte çakıl

insan evren içinde
bir hakikat hak dinde


...
Devamını oku »
‘’Ne vakit sancılansam
Damarlarıma sokuluyorsun
Sonra duyulmadık hareketlerle
Tanık oluyorum kovulduğuma
Bir villa girişinden

...
Devamını oku »
adadıgım yüreğim
Parçalanmış cigerlerine
bağışlanan nefesim 

Ruhunu dar ağacı yapıpta astıgın şiirlerim..

...
Devamını oku »
Ardında yankılanan kaçamak bakışların sessizliğinin yaklaşan sonbahar rüzgârlarıyla
Kaybolup giderken gökyüzünün gizemlerinden
Sağırlaşan ruhlar ki bundan habersiz
Ölümün terk ettiği yollardı
Yılgın düş sığınağının tam ortasına

...
Devamını oku »
Bedelsin bir ömre,
Yakışırsın her yere.
Göklerde süzüle süzüle,
Dalgalan sen sessizce.

...
Devamını oku »
Gider idin bahara dek
Kimler kırmış kanadını
Aciz koydurma adını

Ayakların perde perde

...
Devamını oku »
Hem kurbanı, hem tanığı olunduğunda sanıldığı gibi hiç de kolay olmuyor. Kâğıda kaleme hiç uzanamadığım günler oldu… Bazı günler “Eylül kanayan bir çocuk” gibi “çok kan kaybederek” tek bir cümle dahi kuramadan saatlerce takılıp kaldığım oldu şiirin başında…

“Yüreğimin kıyısına mavi mavi dalga dalga çarpan kadın… “ (Annem) bir bayram günü ziyaretinde; kışlanın önüne her gün geldiğini, uzun günlerin ardından (Hasan abim ve benim) bitlenmiş ve üzerinde kurumuş kan lekeleri olan çamaşırlarımız kendisine verildiğinde “kötü durumda ama çok şükür yaşıyor” olduğumuzu anladığını ve sevinçle eve nasıl koştuğunu, evde çamaşırlarımızı koklayarak nasıl ağladığını… O zamanlar minicik olan yeğenim Evrim’i “hadi gel Hasan’ıma, Savaş’ıma ağlayalım” diyerek kendine nasıl sırdaş yaptığını ve nasıl günler boyu sayıp dökerek birlikte ağladıklarını, ahırda sütünü sağdığı inekleriyle her gün konuşarak nasıl dertleştiğini ve her gün yollarımıza nasıl gözyaşı döktüğünü… İç çekerek ve heyecanlanarak anlattığında bu şiir kafamda iyice şekillendi. Uzunca bir süredir de hep aklımdaydı. 12 Eylül 1980 darbe döneminin ağır işkencelerine uğramış ve çok ağır bedeller ödemiş olan bir kuşağın hikâyesini yaşadıklarım ve tanık olduklarım üzerinden yazmaya çalıştım.

Bedenimi(zi), yüreğimi(zi) ve ruhumu(zu) öldürmeye tam teşebbüs ederek ağır yaralı bırakan işkencenin ve işkencecilerin dile, söze ve şiire bir türlü sığdıramadığım aşağılık ve iğrenç davranışlarını elbette yazamadım…

...
Devamını oku »
Bir yağmur damlasıyım ben,
Yalnızlığın sarhoşuyum.
Tutsak nefesin, yağlı urganıyım.
Delikli heybem,

...
Devamını oku »
DÜŞ KANATLARIMDA

incinir inci mercan,


...
Devamını oku »
Hakikatın ta kendisi
Kandırmışlar seni yavrum
İşine gelirse tabi,

Bakmışlar ki çıkmaz sokak

...
Devamını oku »

İlk 169 170 171 172 173
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL