Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. mevlana
Arzu Uschi
Arzu Uschi

İZ

Yorum

İZ

( 16 kişi )

17

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

428

Okunma

Okuduğunuz yazı 21.9.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
İZ

İZ

Ey İçimde Kalan İz…

Bugün yine seni düşündüm.

Sonra elime günlüğümü aldım. Kalemimi de aldım ve sessizce bir sayfa açtım.

Ne yazacağımı tam olarak bilmiyordum. İçimde biriken o kadar çok şey vardı ki… Nereden başlayacağımı, kimi önce anlatacağımı, hangi hatıranın kapısını aralayacağımı bilemedim.

Ama kalemimi kâğıda dokundurduğum anda anladım.

Ben bugün yalnızca bir şeyler yazmayacaktım.

Ben bugün bu defterin içine iz bırakacaktım.

Kendi hayatımdan, hayatıma dokunan insanlardan, sevdiklerimden, kaybettiklerimden, beni güldürenlerden, beni kıranlardan…

Herkesten bir iz bırakacaktım.

Ama öyle herkesin görebileceği izlerden değil.

Kimsenin fark etmediği, kimsenin bilmediği, bazen benim bile içimde taşıdığımı unuttuğum izlerden…

Bir zamanlar annemin saçlarımı okşayan ellerinden bir iz bırakacaktım. Babamın kimseye anlatmadığı yorgunluğundan, sessizce verdiği emekten, bana söylemeden öğrettiği şeylerden…

Bir dostumun gülüşünden, bir başkasının vedasından, bir zamanlar bütün kalbimle güvendiğim birinin ardında bıraktığı kırgınlıktan…

Hepsini bu defterin içine koyacaktım.

Çünkü fark ettim ki insan, hayatından geçen herkesi yanında götüremiyor.

Ama onlardan kalan izleri ömrü boyunca içinde taşıyabiliyor.

Ve bazen o izleri kimse görmüyor.

İnsanların yüzüme baktığında göremediği şeyleri, ben bugün bu sayfaya bırakmak istedim.

Gülüşümün ardında sakladığım hüznü…

Sustuğum zamanlarda içimde konuşmaya devam eden insanları…

Çoktan unuttuğumu sandığım hâlde bir şarkıda, bir kokuda, bir cümlede yeniden hatırladıklarımı…

Kimseye anlatamadığım özlemlerimi…

Bir daha hiç göremeyeceğimi bildiğim insanların içimde hâlâ yaşayan hâllerini…

Hepsini.

Çünkü bazı insanlar hayatından gidiyor, ama içinden hiç çıkmıyor.

Ve ben bugün, içimden hiç çıkmayanları bu defterin sayfalarına yerleştirmeye başladım.

Sanki her kelimeyle birinin elini yeniden tutuyor, her cümleyle bir hatıranın kapısını aralıyordum.

Bir sayfaya sevgimi bıraktım.

Bir başka sayfaya kırgınlığımı.

Bir köşeye çocukluğumu sakladım.

Bir satırın arasına söyleyemediğim bir sözü…

Ve fark ettim ki ben aslında bir günlük yazmıyordum.

Ben, kimsenin göremediği iç dünyamın izlerini görünür kılmaya çalışıyordum.

Ey içimde kalan iz…

Bugün seni anlatmaya başladım.

Ama daha ilk sayfada anladım ki sen yalnızca geçmişimde kalan bir hatıra değilsin.

Sen benim bugünümde de yaşıyorsun.

Bazen birine güvenmekten çekindiğimde, bazen hiç tanımadığım birine sebepsizce yakınlık duyduğumda, bazen bir çocuğun başını okşarken, bazen bir dostumun derdini dinlerken…

Sen hep oradasın.

Ben fark etmesem de.

Ve şimdi, elimde kalemim, önümde açık duran günlüğümle düşünüyorum…

Acaba bugün bu deftere bıraktığım izler, yıllar sonra bana neler anlatacak?

Bir gün bu sayfaları yeniden açtığımda, bugün içimde taşıdığım insanları aynı duygularla mı hatırlayacağım?

Yoksa bazılarını affetmiş, bazılarını unutmuş, bazılarını da eskisinden daha çok özlemiş mi olacağım?

Bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var.

Ben bugün bu defterin içine yalnızca hayatımdan geçen insanların izlerini bırakmadım.

Onların bende bıraktığı izlerle değişen kendimi de bıraktım.

Kimsenin görmediği beni…

Kimsenin duymadığı sesimi…

Kimsenin bilmediği hikâyemi…

Ve belki de bir gün bu defteri yeniden açtığımda, bütün bu satırların arasında en çok kendimle karşılaşacağım.

O zaman anlayacağım ki insan bazen geçmişini hatırlamak için değil, geçmişinde kaybettiği kendisini yeniden bulmak için de yazar.

Ey içimde kalan iz…

Bugün elime günlüğümü aldım.

Kalemimi de aldım.

Ve ilk kez, içimde taşıdığım herkese bu sayfalarda bir yer açtım.

Kimini bir gülüşle, kimini bir gözyaşıyla, kimini de yıllardır söyleyemediğim tek bir cümleyle bıraktım buraya.

Belki kimse bilmeyecek.

Belki kimse bu defteri hiç açmayacak.

Ama ben bileceğim.

Bu sayfalarda yalnızca mürekkep yok.

Bir zamanlar hayatıma dokunmuş insanların, içimde yaşamaya devam eden izleri var.

Ve onların arasında…

Benim de bir izim var.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (16)

5.0

100% (16)

İz Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İz yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İZ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
21.9.2026 22:47:46


Bu metin insanın içinde biriken bütün izleri deftere dökme cesaretini öyle samimi ve derinden anlatıyor ki okuyan kendi günlüğünü açmak istiyor.

Annesinin okşayan ellerinden babanın sessiz emeğinden dost gülüşlerinden vedalardan kırgınlıklardan kalan izleri kimsenin görmediği yerlere bırakırken gülüşünün ardındaki hüznü sustuğu zamanlarda içindeki sesleri bir şarkıda bir kokuda yeniden hatırladıklarını kimseye anlatamadığı özlemleri bir daha göremeyeceği insanların içindeki hâllerini sayfalara yerleştiriyor.

Bazı insanların hayatından gidip içinden hiç çıkmadığını her kelimeyle birinin elini yeniden tuttuğunu her cümleyle bir hatıranın kapısını araladığını söylerken aslında günlük değil iç dünyasının görünmez izlerini görünür kıldığını fark ediyor.

Ey içimde kalan iz diye seslenirken o izlerin yalnızca geçmişte değil bugünde de yaşadığını güvenmekten çekindiği anlarda bir çocuğun başını okşarken bir dostunu dinlerken hep orada olduğunu hatırlatıyor.

Yıllar sonra bu sayfalar açıldığında affetmiş mi unutmuş mu daha çok özlemiş mi olacağını bilmezken asıl bıraktığı şeyin başkalarının izleriyle değişen kendisi olduğunu kimsenin görmediği sesini hikâyesini ortaya koyuyor ve insan bazen geçmişini hatırlamak için değil geçmişinde kaybettiği kendini yeniden bulmak için yazar gerçeğiyle metin kapanırken okuyanın içi sızlıyor çünkü bu satırlar yalnızca bir defter değil bir ömrün sessiz tanıklığıdır her kelimesi yerli yerinde her cümlesi kanayan ama aynı zamanda şefkatle sarılan bir yüreğin sesi olarak duruyor yüreğine kalemine sağlık muhteşem olmuş.
☕🙏
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
22.9.2026 20:29:30
5 puan verdi
İnsan bazen geçmişini hatırlamak için değil, geçmişinde kaybettiği kendisini yeniden bulmak için de yazar" dizesi niteliğindeki bu cümle, yazıyı alelade bir günlük yazısı olmaktan çıkarıp edebi bir başyapıt seviyesine taşıyor.
Günün yazısı seçilmeyi sonuna kadar hak eden bu duygu dolu, zarif ve sarsıcı kalemi için Arzu Uschi'üstademi yürekten tebrik ederim. Yüreğine, mürekkebine sağlık diler kaleminin kavi ilhamının bol olmasını diliyorum
imbatto
imbatto, @imbatto
22.9.2026 17:27:48
g-iz....
hiç günlüğüm olmadı belki de dolduracak kadar günüm olmadı ama bilirim ki, her iz insanın gölgesine bir gölge daha ekler, devleşir gölgeler, kendini dev sanarken bazı cüceler....

kimse herkes değildir, herkesin kim, kimse olmadığı gibi....

saygılar her daim...
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
22.9.2026 16:09:17
5 puan verdi
"Bir zamanlar annemin saçlarımı okşayan ellerinden bir iz bırakacaktım." ve "Kimsenin görmediği iç dünyamın izlerini görünür kılmaya çalışıyordum." derken, insan ruhunun o en kuytu köşelerindeki hüzünleri, çocukluk hafızasını ve geçmişin nemli yüklerini serbest tarzın o en derin psikolojik atmosferiyle satırlara ne kadar asil taşımışsınız. Yazının sonundaki "O zaman anlayacağım ki insan bazen geçmişini hatırlamak için değil, geçmişinde kaybettiği kendisini yeniden bulmak için de yazar." cümlenizle vurduğunuz o bilgece ve vakur nihayet, kalemin gücünü kalbin dürüstlüğüyle mühürleyen çok güçlü bir şairlik göstergesiydi.

Fani dünyanın o kalbi ve zihni çabucak yoran sahte hengamelerine, maskeli niyetlerine inat; "Gülüşümün ardında sakladığım hüznü..." diyerek o lekesiz, o eğilmez yazar omurgasını bu değerli iç döküşte asaletle savunan dürüst kaleminizi içtenlikle selamlıyorum. "iz" adını verdiğiniz, 21.09.2026 tarihinde günün yazısı seçilerek hak ettiği asil zirveye kurulan, Arzu Uschi imzasıyla parlayan bu değerli başyapıtın satırlarındaki o sinematik derinlik ve duru Türkçe, okuyanın ruhuna dokunan çok asil bir yüzleşmedir. Bu kâğıda dokunurken kaybettiğimiz kendimizi yeniden bulma çabası, geçmişe açılan bir barış kapısı mıdır yoksa bugünün dünyasından o anılara sığınma arzusu mu üstadım? Kalbinize sağlık...
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
22.9.2026 14:40:48
5 puan verdi
Günü değerli ve güzel kıldınız.
Nicelerine



İçten sevgilerimle
ayşe1
ayşe1, @ayse1
22.9.2026 12:45:59
5 puan verdi
Her yaşanan olayın yüreğe işlediği izler, bazen bir çile yumağı, bazen bir sevgi kozası, bazen istenmeyen bir çöp torbasında birikir.
Bizi biz yapan, yaşam yolunun benlik defterinin satır satır öyküsünü yazan, yaşatan ve sürdüren, hep bunların ortak sesi ve gücüdür.
Duyarlı yazınıza tebrik ve takdirlerimle.
Sevgiler, saygılar.
Volkan Gulbitti
Volkan Gulbitti, @volkangulbitti1
22.9.2026 11:25:19
Madam "iz"indeyiz. 😁
Etkili Yorum
kundakçıoğlu
kundakçıoğlu, @kundakcioglu
22.9.2026 10:36:02
5 puan verdi
Arzu Hanım

En zeki insan kendi izinde gidendir diye başlıyorum. Kendi izinde gitmenin temelinde anne ve babadan aldığımız genlerde daha etkili oluyor. Mesela Babam ozan biz babadan aldığımız gen ile daha çok okuyup yazmayı şarkı türkü dinlemeyi hatta betelemeyi seviyoruz. Peki annem hiç müziği sevmez kafamı şişirdi yine veya yetti arttı bunun Zaide si der gelelim kardeşime zeytin mevsimi gelmek üzere radyosuz çalışamam kardeşim abi kapat şu radyoyu kafamı şişirdin. İki kardeş sanki akünün iki kutbu gibi. Bir ömür de böyle devam ediyor.

"Ben, kimsenin göremediği iç dünyamın izlerini görünür kılmaya çalışıyordum."

Bu satıra biraz takıldım şöyle ki bir ara yüz okuma kitaplarına merak sardım Okuduğum kitaplarda merakım insanları daha iyi nasıl tanıyabilirim veya huy karakter yaşantı kültür yapısallığında tercih yapma kısaca seçme ki o da o kadar kolay değil insanların değişkenlik gösterdiğini bırak insanın insana yansıması aynalara bile yansımasının farklı olduğunu gözlemledim. Yaklaşık bir buçuk sene oldu hafta sonu tatillerinde içinde meyve ağaçlarının olduğu bahçenin etrafına taş duvar yapıyorum doğduğum metruk yapıya da bir ayna astım. Dört yüz beş yüz mesafede yakınında sadece iki ev var ikisi de akraba çok nadir yanıma gelirler ilk aynaya bakıyor ve abi sende hiç akıl yok bu aynanın ne işi var burada ve gülümseyerek bu ayna güneş enerjisini toplayıp kameraya veriyor kamera ayna ile çalışıyor diyorum susup kalıyor. Aslında o ayna kendim için yüzümü görmek için değil kendimi ve günün izlerini orada görmek için.

İnsanın ömrüne iz bırakanlar ve is bırakanlar diye iki grup var Bence asıl önemli olan koruma altında alınıp bıraktığın izde yetiştirdiklerin nedir veya kalan isi ne kadar zamanda silebilirsin önemli olduğunu iz ve isin toplamının da giz ettiğini düşünüyorum.

Saygı ve selam ile.
Alper KARAÇOBAN
Alper KARAÇOBAN, @repla
22.9.2026 10:23:58
5 puan verdi
İnsan bazen geçmişini hatırlamak için değil, geçmişinde kaybettiği kendisini yeniden bulmak için de yazar" cümleniz yazının özü olmuş. Duygularını bu kadar samimi ve derin aktaran kaleminiz hiç susmasın. Günün yazısı tebriğini sonuna kadar hak eden harika bir metin!
Kalemine sağlık DOSTUM DOSTUM 💐🔥🌿
Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
22.9.2026 07:05:33
Geç kalmış değilsin şairim mutluluğa
Geceye ses versin yazdıkların
Es-selam Aleyküm ve Rahmetullah
Güzel bir selam olsun bizden şairime
ali tuğçe kasımov
ali tuğçe kasımov, @alitugcekasimov
22.9.2026 02:08:54
G/izli izler...
Etkili Yorum
hayatışığı
hayatışığı, @hayatisigi
22.9.2026 01:26:50
5 puan verdi

Tek kelime ile,muhteşemm...

Gün seçkinizi,değerli kaleminizi kutluyorum

İnsanın kendi iç sesine çekilip o sessiz, inceden sızlatan 'buralardayım' deme hâli...

Bu öyle muhteşem, öyle derin bir iç ses ki; insan okurken kendi suskunluklarıyla çarpışıyor.
Çok duru ve çok tanıdık bir iç döküş.

Kâğıda düşenlerin aslında geçmişin bir dökümü değil, bugünkü adımlarımızın görünmez birer parçası olduğunu bütün çıplaklığıyla hissettiriyor bu satırlar.
İnsan yazarken başkalarını anlatıyor sanıyor ama her satırda aslında dönüp dolaşıp kendiyle, o kaybolan eski haliyle karşılaşıyor.

Gitmekle bitmeyenleri, içimizde sessizce yaşamaya devam edenleri ağırlayan; sarsıcı, etkileyici bir 'iz' olmuş.

Uzun bir süre izi kalacak bu 'iz'in..Emeğinize,yüreğinize sağlık.

Sevgimle🌸🌸🌸

İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
22.9.2026 01:14:29
5 puan verdi
mükemmeldi hocam anlaşılır bir dil mükemmel bir çalışma kutluyorum
Etkili Yorum
Buğra San
Buğra San, @bugrasan
22.9.2026 01:05:44
Tebrik ederim. Bugüne kadar hiç günlük yazmamış biri olarak büyük bir cesaret aşıladığınızı ve gelecek ve geçmiş zamana bir iz bırakmayı isteklendirdiğinizi söyleyebilirim.
Bu iz öyle bir iz olmalı ki hayatın bütün damarlarıyla izafiyet kurabilmeli. Geniş zamana tutulan iz düşümü "Ben, kimsenin göremediği iç dünyamın izlerini görünür kılmaya çalışıyordum."
diyerek izah etmeye gayret ettiğiniz anlaşılıyor. Peki bunları neden bugüne bırakmış olmalısınız. Geçmişte yaşanılan mahalle baskısı ve güvensizlik "ya biri şimdiden görür okursa" korkusunu tetikliyor olabilir mi?
Çevremizden yeterli anlayış bulamadığımız için cesurca kırgınlıklarımızı ve kıranları, içimizden geçen ama söyleyemediğimiz sözleri, sevgilerimizi, korkularımızı ifade eden bütün izlerimizi içimize hapsedip tuttuk diyorsunuz belki ama bu hayat sizin...Bu hayat bizim...
Ne kadar ümitsizliğiniz de olsa izlerinizin görünmeyeceğine dair... Siz izin vermedikçe kimse izlemeyecektir. Günlüğün bir de kilidi olurdu küçük...Kilidi biraz yarım açıp küçük bir çakıyla günlüğün kapağına son söz gibi bir izi bırakiverin...İçtekilerinizden geldiği gibi...
Anlasınlar ki izan sahipleri, dünyada herkesin bir gizi ve paylaşmaya mühürlü bir izi vardır. Mürekkepsiz bu iz herkesin kendi izidir.
Sadece bizde olan. Parmak izimiz gibi...
Muhabbetle kalın...
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
21.9.2026 23:54:50
5 puan verdi
Güzel ve duygu yüklü yazı olmuş hocam. Okurken mısraların içindeki samimiyeti ve emeği hissettim. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Selam ve saygılarımla.
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
21.9.2026 23:01:40
Sevgili şairem Arzu hanım,
🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸
Hayatın kıvrımlarında biriken o sessiz hatıraları, yürekte taşınan gizli izleri ve kaybettiklerimizin ruhumuzda bıraktığı derin yankıları ne kadar da samimi, ne kadar da dokunaklı bir nesirle kaleme almışsınız...
Gülüşün ardına saklanan hüznü ve bir şarkıda yeniden canlanan özlemleri bu denli duru biriciklikle hissettirmek büyük bir edebi incelik.
Kaleminize, bu hassas ve içten yüreğinize sağlık.candan tebrik ederim okurken çok duygulandım..🥺🌸🎗
Selam ve sevgilerimle..
superbaba
superbaba, @superbaba
21.9.2026 22:25:31
5 puan verdi
Her şey iz bırakabiliyor içimizde.
Kimisi silinip gidiyor.
Kimisi kalıcı...
Yaşadığımız sürece.
Silinmeyen izlerin sevinç, mutluluk.
Silinenlerin hüzün olmasıdır dileğim.
Ama...
Ona biz karar veremiyoruz.
Nefsimiz mantığımızı esir alıyor bazen.

Saygılar...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL